Kır nedir, Kır ne demek

  • Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk
  • Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır.
  • Bu renkte olan.

"Kır" ile ilgili cümle

  • "Araba tenha, düz yolda tıkır tıkır gidiyor, ara sıra kır kokuları getiren hafif bir rüzgâr esiyordu." - Ö. Seyfettin
  • "Gözlerinden, kırları artan sakalına bir iki damla yaş düştü." - F. R. Atay
  • "Kır sakal. Kır at."

Yerel Türkçe anlamı:

Kır, step

Yabancı, yadırgı : Kırdan kov, getirip evin dirliğini bozma.

Mayalanmış hamur.

Saçsız, kel.

Zeytinlik : Haydi kıra gidelim, zeytin toplıyalım.

Kır, gri

Fransızca'da Kır ne demek?:

gris

Osmanlıca Kır ne demek? Kır Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

gümüşü

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Muğla kenti, Turgut nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kır anlamı, tanımı:

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan : "kişi arkadaşlık ettiği kimseden etkilenir" anlamında kullanılan bir söz.

Gök kır : Gri, kurşuni renkli at donu. Bu renkte olan (at).

Koyu kır : Bu renkte olan (at). Kırlaşmanın ilk devresinde meydana gelen koyu renkli at donu.

Bakla kırı : Beyazı çoğalmış, beyazlamaya yüz tutmuş (saç vb.). Koyu ve iri lekeli (at donu).

Demir kırı : Siyah, beyaz karışık griye yakın renkte at donu. Bu renkte olan (at).

 

Sıçan kırı : Bu renkte olan. Sıçanın tüyünün rengi.

Süt kırı : Bu renkte olan (at). Beyaz renkli at donu.

Turna kırı : Kırmızımtırak gri. Bu renkte olan.

Kır bekçisi : Kırların ve ovaların güvenliğiyle görevli kimse.

Kır çiçeği : Kırlarda kendiliğinden yetişen çiçek.

Kır eğlencesi : Kırda yapılmış olan eğlence.

Kır gerillası : Dağlarda, köy ve kasabalarda eylem yapan çete.

Kır gülü : Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek (Fumana).

Kır kahvesi : Kırda bulunan, çoğunlukla küçük kahve.

Kır serdarı : Kırlarda eşkıyanın ardına düşüp yolların güvenliğini sağlamakla görevlilerin başı.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Kır akça ağacı : (botanik)

Kır baykuşu : Kuşlar (Aves) sınıfının, baykuşlar (Strigiformes) takımının, baykuşgiller (Strigidae) familyasından, bütün Türkiye'de kışlayan, açık, düz ya da tepelik yerlerde, özellikle bataklık ve sulak çayırlarda yaşayan, besinini küçük memeli hayvanlar, bazen böcek, kuş, sürüngen ve kurbağalar teşkil eden göçmen bir tür. Bataklık baykuşu.

Kır boynunu : “defol! çekil! git!” anlamında kullanılan bir söz.

Kır çüh : At ve eşek çağırma ünlemi

Kır deyişleri : Kır hayatı üzerine yazılmış deyişler.

Kır don : Bedeni örten kılların beyaz kıllarla karışmış şekli.

Kır dökme demir : Bileşiminde yaklaşık olarak % 2.7-3.4 karbon, % 2-2.5 silisyum ve en çok % 0.4 fosfor olan ve yapısındaki karbonu, genellikle grafit olarak bulunduran dökme demir.

 

Kır evi : (Mimarlık) Genellikle açıklık ve yüksek yerlerde yapılan, geniş saçaklı, geniş balkonlu köşk. a. bk. bahçeliev, kırsarayı, köşk.

Kır incir kuşu : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, kuyruksallayangiller (Motacillidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, soluk sarı kahverenkli, Avrupa ve Kuzey Asya'da sıcak ve çorak yerlerde bulunan, Türkiye'de yazın kuluçkaya yatan, uçarken ya da yerde yakaladığı böcekler ile beslenen bir tür. (Anthus campestris) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının kuyruksallayangiller (Motacillidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17 cm. Soluk sarı-kahverengidir. Avrupa ve Kuzey Asyada sıcak ve çorak yerlerde bulunur

Kır incirkuşu : (zooloji)

Kır ile ilgili Cümleler

  • Kır havası sana iyi gelecektir.
  • Yangın durumunda, bu camı kır.
  • Kır çiçeklerini severim.
  • Acil durumda, camı kır.
  • Şehir yaşamı kır yaşamından tamamen farkldır.
  • Şeytanın bacağını kır.
  • Bu kır çiçeklerinden hoş bir koku yayılıyor.
  • Kır çiçeklerini öğrenmeyi seviyorum.
  • O kır saçlı adam Tom'un babası.
  • Ali ve Mary nehrin yanında birkaç kır çiçeği topladı.

Diğer dillerde Kır anlamı nedir?

İngilizce'de Kır ne demek? : [Kir] n. dirt, filth, grime, smear, smirch, soil, stain, tarnish

adj. grey, gray, greyish, grayish, frosty, grizzled, grizzly

n. field, wilderness, grayness, bent, fell, grizzle, Moor, moorland, prairie

Fransızca'da Kır : campagne [la], patelin [le]

Almanca'da Kır : adj. grau

Rusça'da Kır : n. поле (N), равнина (F)

adj. серый, седой, полевой, загородный