Kısak nedir, Kısak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: kısık].

Sel yarıntısı.

Ufak direk : Şu kısağın başı eğridir.

Özet, kısaltma.

İki dağ ve tepe arasındaki dar geçit, boğaz.

Köşe, bucak, ara.

Kısak anlamı, kısaca tanımı

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey

Köşe bucak : Her taraf.

Yarıntısı : Öbür gün, yarından sonra.

Dar geçit : Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol.

Kısaltma : Kısaltmak işi, taksir. Kısaltılmış ad ya da söz.

Yarıntı : Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.

Kısağı : Davarlarda omuz başı ile sağrı arası, bel kısmı: Et aldım istersen kısağıdan aşağısını sana vereyim. Çevresi sarp ve engebeli yer.

Kısağ : Davarlarda omuz başı ile sağrı arası, bel kısmı.

Kısık : Kısılmış olan. Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı). Kanyon. Boğuk, güçlükle çıkan (ses).

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse.

Bucak : Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

 

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

Yarın : Bugünden sonra gelecek ilk gün. Gelecek, ilerideki zaman. (ya'rın) Bugünden sonra gelecek ilk gün içinde.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.

Diğer dillerde Kısaboynuzlular anlamı nedir?

İngilizce'de Kısaboynuzlular ne demek ? : short-horned flies