Kıyak nedir, Kıyak ne demek

Kıyak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Kıyak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kıyak bir koşu atı. Kıyak bir söz."
  • "Hırsızların en kıyağı, kaçakçıların en gözü karası hep burada." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

Güzel.

Sazlık yerlerde biten, hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu.

Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

İnsan dışkısı, pislik

Okkalı, ağır (söz, davranış için) : Kıyak bir küfürdü.

Çok tatlı.

Az açık, aralık.

Vurucu, kırıp dökücü.

Yiğit, yürekli.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: kıyık]

Kıyak anlamı, kısaca tanımı:

Kıyak geçmek : Birine maddi ve manevi destek olmak, yardım etmek.

Kıyak kaçmak : Çok uygun düşmek, yakışık almak.

Kafası kıyak : Sarhoş.

Kıyakçı : At yetiştirilen haralarda hayvanların çiftleşmesine yardım eden görevli. Gözü pek oyuncu, cesur kumarbaz.

Kıyakçılık : Kıyakçı olma durumu. Kıyakçının yaptığı iş.

Kıyaklaşmak : Kıyak duruma gelmek.

Kıyaklık : Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.

 

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Mükemmel : Tam, tamamlanmış. Kusursuz. Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde. Çok güzel, harikulade, şahane. Olgunlaşmış. Eksiksiz.

Hoşgörü : Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Ayrıcalık : Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.

Tanıma : Tanımak işi.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Güzel : Adamakıllı, şiddetli. İyi, hoş. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Pek iyi, doğru. Güzellik kraliçesi. Sakin, hoş (hava). Görgü kurallarına uygun olan. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Güzel kız veya kadın.

 

Biçimli : Biçimi güzel olan, mevzun. Herhangi bir biçimde olan. Düzgün. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde.

Yakışıklı : Güzel, gösterişli (erkek).

Düzgün : Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam. Fondöten. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Doğru ve pürüzsüz, muntazam. İyi.

Giyimli : Giyinmiş, giyinik.

Kıyıcı : Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kimse. Gaddar. Kıyma işini yapan kimse.

Zalim : Acımasız ve haksız davranan, zulmeden.

Gaddar : Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı.

Kıyak geçmek : maddi ve manevi destek olmak.

Kıyak kıyak : Tavuk sesi için.

Kıyakdede : Isparta kenti, Şarkikaraağaç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kıyakı : Bir topluluğun bir ağızdan çıkardıkları ses, gürültü. Kıyasıya, haddinden fazla, lâyıkıyla, mükemmel. Müthiş, korkunç

Kıyaklaşma : Kıyaklaşmak işi.

Kıyak ile ilgili Cümleler

  • Herkesin kafası kıyak.
  • Sana kıyak geçeceğim.
  • Bir ağızda güzel, düzgün giyinene kıyak deniliyormuş.

Diğer dillerde Kıyak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıyak ne demek? : adj. hunky dory

Almanca'da Kıyak : schön, prima