Kıyas nedir, Kıyas ne demek

Kıyas; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kıyas" ile ilgili cümle

  • "Birçok kelime türü kıyasla yapılmıştır."

Hukuki terim anlamı:

örnekseme.

Kıyas isminin anlamı, Kıyas ne demek:

Erkek ismi olarak; Tutma, denk sayma. Karşılaştırma, oranlama.

Kıyas hakkında bilgiler

Kıyas (Arap: قياس), analoji, bir İslâm hukuku terimi, fıkhın dördüncü kaynağı.

Kıyas, hükmü hakkında nass (ayet ve/veya sünnet) bulunmayan bir meseleyi, aralarındaki ortak sebep-sonuç bağından dolayı hükmü ayet veya hadisler ile çözülmüş bir konuya benzeterek çözmektir.

Kıyas yoluyla hükme varan hukukçuya müçtehit denilir. Müçtehit, kıyas yaparken ayet ve hadisleri yorumladığı için müçtehitlerin hükümleri birbirinden farklı hatta birbiriyle çelişen hükümler (içtihatlar) olabilir.

Hicretin 3'üncü yılına kadar ortaya çıkan problemler kıyas yoluyla çözümlenebilmişse de bundan sonra kıyas yapılmadığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir.

Kıyas ile ilgili Cümleler

  • Tek kelimeden olan cümleler uzun olanlara kıyasla daha çok dile çevrilir.
  • Kendini onunla kıyaslama.
  • Marika sana kıyasla hiçbir şey değil.
  • Düşünmek kıyaslamaktır.
  • Kendinizi Rusya'yla kıyaslamak ister misiniz?
  • Sarhoşken yazdığın şiirler, Goethe ile kıyaslandığında göte benziyor.
  • Kendini onlarla kıyaslama.
 

Kıyas anlamı, kısaca tanımı:

Kıyas etmek : Karşılaştırmak, mukayese etmek.

Kıyas kabul etmez : İki şey arasındaki ayrımın çok fazla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz.

Kıyasa muhalefet : Kurala aykırılık.

Kıyasımukassem : İkilem.

Kıyasen : Karşılaştırarak, oranlayarak. Benzeterek. Kıyas edilerek, kıyas yoluyla.

Kıyasi : Kurala göre yapılmış, kurallı. Uygulama ve benzetme ile elde edilen.

Kıyasıya : Çok şiddetli, korkunç, müthiş. (kıya'sıya) Şiddetli bir biçimde.

Kıyaslama : Kıyaslamak işi, mukayese.

Kıyaslama yapmak : Kıyaslamak.

Kıyaslamak : Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

Kıyaslanmak : Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.

Tutma : Destekleme. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Tutmak işi. Yanaşma.

Denk : Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. Uygun, nitelik yönünden eşit. Ağırlık bakımından eşit olan. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri.

 

Sayma : Saymak işi, ad, tadat, addetme.

Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

Oranlama : Oranlamak işi, tahmin, kıyas.

Mukayese : Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama.

Örnekseme : Bir kelime veya ek örnek tutularak başka kelime ve eklerin yaratılması, kıyas, analoji. Örneksemek işi.

Analoji : Benzeşim, benzeşme. Örnekseme. Andırışma.

Bir : Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bir kez. Sadece.

Tasım : Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.

Kıyas etmek : karşılaştırmak, mukayese etmek. İlgili cümle: "“Bütün bu vasıflarıyla tiyatroyu çocuk oyunlarına kıyas etmek çocukça bir şey görünür.”" A. K. Tecer.

Kıyasıya güreş : Karşıdakinin canını yakarcasına yapılan sert güreş.

Kıyasıya yarışım : Tecim yarışmacılarını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan amansız yarışım.

Kıyaslanma : Kıyaslanmak işi.

Kıyaslar : Bolu şehri, Mengen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Kıyas anlamı nedir?

İngilizce'de Kıyas ne demek? : n. comparison, comparing, analogy, syllogism

Fransızca'da Kıyas : syllogisme [le]

Almanca'da Kıyas : der Vergleich

Rusça'da Kıyas : n. сопоставление (N), аналогия (F), силлогизм (M)