Kabartma nedir, Kabartma ne demek

  • Kabartmak işi
  • Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef.
  • Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı.
  • Kabartılarak yapılan.

"Kabartma" ile ilgili cümleler

  • "Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler." - H. R. Gürpınar
  • "Kabartma harita."
  • "Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Bazlama, saçta ya da tavada kızartılan mayalı pide, çörek

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Kil, alçı, taş ve benzeri işlenebilir gereçleri alçaklı yüksekli yüzeyler halinde biçimlendirerek yapılmış eser.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kılları alınan derinin bırakıldığı çukur. (*Bor -Niğde)

Bilimsel terim anlamı:

fotoğrafçılık: Mastar sıkacağıyla kimi fotoğraflara verilen az kabarıklık.

mimari: Düz yüzeyler üzerinde kabartılar oluşturarak yapılmış olan bir süsleme türü.

İngilizce'de Kabartma ne demek? Kabartma ingilizcesi nedir?:

relief

Kabartma hakkında bilgiler

Kabartma veya diğer adıyla rölyef, yüzey üzerine yapılmış olan yükseltme ya da çökertmelere denir.

 

Alçak ve yüksek rölyef olmak üzere ikiye ayrılır. Mimarlıkta da heykel sanatında da kullanılan bir terimdir. Yüzey üzerine yükseltilerek yapılıyorsa yüksek rölyef, çökertilerek yapılıyorsa alçak rölyef adını alır. Üzeri işlenebilir malzemeleri şekillendirme olarak da tanımlanabilir. Kabartma, sanat kolları dahil endüstri, tarım ve günlük hayatta da kullanılır.

Mimarlıkta kil, alçı, taş gibi işlenebilir malzemelerin yüzeyinde, alçaklı, yüksekli şekiller meydana getirmektir. Kabartma, ışık alan ve almayan yönlerin belirme derecesine ve yüzey şekline göre, alçak, orta yüksek olarak çeşitlenir. Alçak kabartma, yüzeyden çok az ayrılan kabartmalardır. Madalyon, para vb. şeylerde görülen kabartmalar bu şekildedir. Yüksek kabartma, yüzeyden oldukça yükselen kabartmalardır. Şeklin hemen hemen yarısı denilebilecek derecede yüksektir. Rond-bos kabartmalar ise heykele yaklaşır şekildedir. Şekiller satıha alçak taraflarından yapıştırılmış gibidirler.

Kabartma olarak yapılmış süslemeler, mimari yapılarda taşa, mermere işlendikleri gibi madenden ve ahşaptan yapılmış eşyalar üzerinde de görülürler. Şamdan, kapı tokmağı gibi madeni eşyalarda, kapı, pencere kanadı, rahle, dolap, çekmece gibi ahşap eşyalarda kabartma şeklinde yapılmış süslemelere çok rastlanır. Mimari eserlerin dış veya iç cephelerinde yapının görülecek yerlerinde taş veya mermer üstüne kabartılarak yapılmış süslemeler vardır.

 

Kabartma ile ilgili Cümleler

  • Yatağı yaptığında yastıkları kabartmayı unutma.
  • Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.
  • Onu temiz kokulu tutmak için buzdolabında bir kutu kabartma tozu tut.
  • Kabartma yazı yazabilir misin?

Kabartma kısaca anlamı, tanımı:

Süsleme : Süslemek işi, bezeme, donama, tezyin. Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb. Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Alçı : Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

Eser : İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

Rölyef : Kabartma.

Kabartı : Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.

Kabartma tozu : Pasta, çörek vb. hamur işlerinde kabarmayı sağlayan toz, sodyum bikarbonat.

Alçak kabartma : Heykel sanatında, yüzeyindeki çıkıntısı az olan kabartma.

Kabartmak : Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak. Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak.

Göğsünü kabartmak : Bir olay dolayısıyla kıvanç duygusunu ortaya koymak, övünmek.

Kulak kabartmak : Belli etmemeye çalışarak dinlemek.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Çıkıntı : Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.

Gereç : Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal.

Girintili : Girintisi olan.

Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Kabartma ızgarası : (Heykel) Birbirine paralel olarak duvara çakılmış çıtalardan kurulan çerçeve; kabartma için kullanılacak kil, çerçeve üzerine yapıştırılarak işlenir.

Kabartmalı : Kabartması olan.

Diğer dillerde Kabartma anlamı nedir?

İngilizce'de Kabartma ne demek? : adj. raised

n. raising, relief, relievo, embossment, glyph, boss

Fransızca'da Kabartma : action de gonfler; relief [le]; (topra

Almanca'da Kabartma : n. Auflockerung, Relief

Rusça'da Kabartma : n. выпячивание (N), чеканка (F), лепнина (F), взбивание (N), вспучивание (N), рельеф (M), тиснение (N)

adj. рельефный