Kabur nedir, Kabur ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası.

Kabur ile ilgili Cümleler

  • O, kaburgalarıma dirsek vurdu.
  • Komşumuzun bir kaburgası kırıldı.
  • Ali kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.
  • Ali çatıdan düştü ve üç kaburgasını kırdı.
  • Ali birkaç kaburga kırmış gibi görünüyor.
  • Az önce bir kaburga kırdım.
  • Ali biraz mangalda kaburga yedi.
  • Tom'un kırık bir kaburgası var.

Kabur ile ilgili Atasözü veya Deyim

kaburgaları çıkmak (veya sayılmak) : çok zayıf olmak.

Kabur kısaca anlamı, tanımı

Dorsal kaburga : Bazı balıklarda miyomerlerin dorsal ve ventral yanlarında bulunan, ligamentlerle omurgaya bağlanan ve balıklara kılçıklı bir görünüm veren, ince kas arası kemikler

Gerçek kaburgalar : Doğrudan göğüs kemiğine bağlanan kaburgalar, kosta vera.

Haçtonoz kaburgası : (Mimarlık) Kilit taşında haç biçimi kesişen ve haçtonozun ağırlığını ayaklara ileten iki kemer.

Kaburcak : Tahıl kabuğu. Gelinlik giysisi ile birlikte hazırlanan, içine dikiş ve tuvalet eşyası konulan kutu. Buğdayı örten kabuk. Türkistan'da kukla oyununa verilen ad. Türkistan'da kukla oyununa verilen ad. (bk. kolkorçak). Koku kutusu, küçük mis kutusu, kutu.

Kaburga açısı : Kaburga kemiğinin vertebral ucunun, corpus costae'ya geçerken yapmış olduğu açı, angulus kosta.

 

Kaburga boynu : Kaburga kemiğinin omurgaya bağlanan ucunda, caput costae ile tuberculum costae arasında bulunan dar kısım, kollum kosta.

Kaburga dizi : Kaburga kemiğinin alt ucuyla cartilago costalis'in dorsal ucunun birleşmesiyle oluşan diz biçimindeki eğim, genu kosta.

Kaburga karın siniri : Son göğüs sinirinin alt kolu olan ve psoas kaslarıyla m. quadratus lumborum’un kısımlarını uyaran sinir, nervus kostoabdominalis.

Kaburga kemeri : Yalancı kaburgaların kıkırdaklarının birbirine eklenmek suretiyle oluşturdukları kemer, arkus kostalis.

Kaburga kemiği : Sayıları hayvan türlerine göre değişen, göğüs kafesinin yan duvarlarını biçimlendiren uzun kemikler, os kostale.

Kaburga kemiği gövdesi : Kaburga kemiğinin angulus costae’den cartilago costalis’e kadar olan bölümü, korpus kosta.

Kaburga kıkırdağı : Her bir kaburganın sternuma bağlanan kıkırdak kısmı. Yalancı kaburgalarda daha uzundur, kartilago kostalis.

Kaburga makası : Göğüs ve karın boşluğunu açarken kaburgaların veya kaburga kıkırdaklarının kesilmesinde kullanılan bir çeşit makas, kostatom.

Kaburga oluğu : Kaburga kemiğinin gövdesinin iç yüzünde ve arka kenara paralel olarak seyreden bir oluk, sulkus kosta.

 

Kaburga zırh : Bazı kumaşlara demir halkalar kaplanarak yapılan zırh.

Kaburgalar arası torakotami : Kaburgaların arasından göğüs boşluğuna girilmesi, interkostal torakotomi.

Kaburgalarına girmek : İşi için bir kimseye çok sokulmak, ısrarda bulunmak.

Kaburgalı : Kaburgası olan.

Kaburgasız : Kaburgası olmayan. Yılışık, dalkavuk.

Kaburgediği : İçel şehri, Gülek bucağına bağlı bir yer.

Kaburlamak : Sağa sola yalpa vurmak. Çatlak, yarık bir şeyi onarmak.

Kabursak : Soyulmuş, kabuğu çıkarılmış şey.

Karın boşluğuna kaburga yanından girilmesi : Son kaburgaya paralel bir kesi yapılarak karın boşluğuna girilmesi, parakostal laparotomi.

Kemer kaburgası : (Mimarlık) Kemerin tam karnına gelen bölümdeki silmeler.

Kubbe kaburgası : (Mimarlık) Uyanış Çağı ve barok mimarlığında, kiliselerin kubbeleri üzerinde birleşen ve kubbe kasnağında başlayıp tepe noktasında kesişen kemerler. Bu kemerler arası hafif taşlarla doldurularak kubbe yapılır. a. bk. Haçtonoz kaburgası, kaburga.

Yalancı kaburgalar : Son gerçek kaburganın kıkırdağı aracılığıyla dolaylı olarak sternuma bağlanan kaburgalar, kosta supuria.

Yüzücü kaburgalar : Özellikle etçillerde karın duvarında serbest olarak sonlanan her iki taraflı son iki çift kaburgaya verilen ad, kosta fluktuantes.

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Diğer dillerde Kabullendirme anlamı nedir?

İngilizce'de Kabullendirme ne demek ? : fostering