Kafa kafaya denge nedir, Kafa kafaya denge ne demek

Kafa kafaya denge; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir kişi ayakta dururken, onun üstüne, amuda kalkarak çıkan kişinin kafasını ötekinin kafası üzerine koyarak dengelenmesi.

Kafa kafaya denge anlamı, kısaca tanımı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Kafa : İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

 

Kalkar : Yarasalarda kuyruk zarının serbest kenarını desteklemeye yardımcı olan ve ayak bileğinden çıkan bir kemik. Bitkilerde çanak ve taç yaprakların kaidesindeki tüp veya çukur şeklinde bir yapı. Kuşların kanat veya bacaklarındaki mahmuz şeklindeki yapı. 4.Böcek bacağında tibya iğnesi. Mahmuz. Uçurtma. (Bozüyük Bilecik).

Ayakta : Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Durur : Durgun, râkid.

Koyar : İki akarsuyun birleştiği yer.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Koya : Bırak.

Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

 

Diğer dillerde Kafa kafaya denge anlamı nedir?

İngilizce'de Kafa kafaya denge ne demek ? : head to head