Kalıcı nedir, Kalıcı ne demek

Kalıcı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

İngilizce'de Kalıcı ne demek? Kalıcı ingilizcesi nedir?:

nonvolatile, permanent

Kalıcı anlamı, tanımı:

Kalıcı makyaj : Özellikle dudak, göz çevresi ve kaşların belirginleştirilmesi amacıyla kişiye özel olarak seçilmiş renklerin iğne yardımıyla üst deriye zerk edilmesiyle yapılmış olan ve çok uzun süre ciltte kalan makyaj.

Kalıcı ruj : Dayanıklılığını uzun süre koruyan ruj.

Kalıcılık : Mıknatıslayan etki kalktıktan sonra da mıknatıs olarak kalabilen cisimlerin özelliği. Tözün kendi bağımsızlığı içinde var olma biçimi, tözün var oluşunu sürdürmesi ilkesi, ayrılmazlık karşıtı. Kalıcı olma durumu.

Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden. Süren, devam eden zaman.

Geçici : Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Çok sürmeyen. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı. Bulaşan, bulaşıcı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Zaman : Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Belirlenmiş olan an. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu.

Konuk : Konakçının üzerindeki asalak. Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman.

Gidici : Ölmek üzere olan. Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı. Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan.

Sürekli : Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima. Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Kalıcı arterya hiyolida : Gözde, arterya hyolideanın doğumdan sonra atrofi olmayarak optik diskin anteriyorunda kırmızı veya beyaz bir spot görünümünde ve vitreus içine doğru uzamış pozisyonda görülmesiyle ilgili anomali, persiste arterya hiyolida.

 

Kalıcı bozunum : Yükün kaldırılmasıyle yok olmayıp duran bozunum.

Kalıcı diş kabarcığı : Dişlerin gelişiminde birincil diş kabarcığının derinlemesine dallanmasıyla ortaya çıkan kabarcık. Gelişim evresinde birincil diş kabarcıkları; derinliğine kalıcı diş kabarcığını, yan kısıma doğru ise süt dişi kabarcığını oluşturur.

Kalıcı dişler : Hayvan türlerine göre değişen yaşlarda düşen süt dişlerinin yerine çıkan dişler, dentes permanentes.

Kalıcı duktus arteryozus : Akciğer atardamarıyla aortu birleştiren ve fetal hayatta bulunup doğumdan sonra kapanması gereken kalın duvarlı arteryel bir kanal.

Kalıcı folikül : İç çapı 10 mm ve 10 mm’den büyük, en az 5 gün ovule olmadan kalan folikülün bulunması ve başka bir foliküler gelişmenin olmadığı durum, persistan folikül.

Kalıcı gözbebeği zarı : Gözbebeğinde tunica vasculosa lentis’in damar içermeyen, kısa, iplik benzeri kalıntılarından oluşan zar, persiste pupiller zar.

Kalıcı himen : Vajinanın arka kısmında tam veya kısmi himenal yapının bulunması.

Kalıcı hiperplastik birinci vitreus : Gözde, vitreusta atrofi, üreme ve arterya hyolida ile tunica vaskülozada atrofi oluşmamasıyla ilgili anomali, persiste hiperplastik primer vitreus.

Kalıcı hiperplastik tunika vasküloza lentis : Lensin ön kısmında paralel çizgiler durumunda görülen dogmasal anomali, persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Kalıcı ile ilgili Cümleler

  • Kalıcılık ekstra bir maliyettir.
  • Kalıcı hasar yok.
  • Kaza onu kalıcı felç bıraktı.
  • Biz kalıcıydık.
  • Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
  • İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.
  • Onlar kalıcı korkuyla yaşıyorlar.
  • Bunun nasıl kalıcı olacağını merak ediyorum.
  • Ali çok kalıcı, değil mi?

Diğer dillerde Kalıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Kalıcı ne demek? : adj. lasting, permanent, residual, stable, consistent, lingering, perdurable, perennial, persistent

Fransızca'da Kalıcı : continuel/le, permanent/e

Almanca'da Kalıcı : adj. bleibend