Kalıcı makyaj nedir, Kalıcı makyaj ne demek

  • Özellikle dudak, göz çevresi ve kaşların belirginleştirilmesi amacıyla kişiye özel olarak seçilmiş renklerin iğne yardımıyla üst deriye zerk edilmesiyle yapılmış olan ve çok uzun süre ciltte kalan makyaj

Kalıcı makyaj kısaca anlamı, tanımı:

Kalıcı : Her zaman geçerliğini sürdürecek olan. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Sürekli, geçici karşıtı.

Makyaj : İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılmış olan boyama ve değişimler. Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı.

Dudak : Ağız. Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri.

Çevre : Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

 

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek.

Seçilmiş : Seçimle işbaşına gelen. Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar.

Renk : Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik.

İğne : Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Oltanın ucundaki küçük çengel. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Dokunaklı söz.