Kalıtım nedir, Kalıtım ne demek

Kalıtım; bir biyoloji terimidir.

  • Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset

"Kalıtım" ile ilgili cümleler

  • "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır." - M. C. Anday

Biyoloji'deki anlamı:

Biyolojik özelliklerin, genlerin, bir dölden diğerine aktarılması. Genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek, belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar. Bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına, diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı, soya çekim.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir bireyin genetik yapılanması.

Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet.

Zooloji alanındaki anlamı:

Ana ve babada bulunan yapısal ve ruhsal karakterlerin kalıtsal olarak oğul döllere geçmesi.

Bilimsel terim anlamı:

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemediğine inanılan özelliklerin, döllenme sırasında dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi.

 

Bireyin doğuş yoluyla aktardığı türsel ya da bireysel özellikleri, bk. edinim,

İngilizce'de Kalıtım ne demek? Kalıtım ingilizcesi nedir?:

heredity, genetics, inheritance

Osmanlıca Kalıtım ne demek? Kalıtım Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

veraset, irsiyet, ırsiyet, verâset

Kalıtım hakkında bilgiler

[Bakınız: genetik]

Kalıtım tanımı, anlamı:

Kalıtım bilimi : Bitki, hayvan ve insan genlerinin yapısını, görevini ve bir dölden diğerine nasıl aktarıldığını inceleyen bilim, genetik.

Kalıt : Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey. Miras.

Kalıtımsal : Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

Çevre : Yağlık. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.

 

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Köklü : Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökü olan.

Değiş : Değişim. Değme işi.

Döllenme : Tozlaşma. Erkek gametle dişi gametin kaynaşmasıyla yumurtacığın oğulcuk durumuna gelmesi, aşılanma, ilkah.

Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

Aracı : Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta.

Genetik : Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili. Kalıtım bilimi.

Kalıtım derecesi : Karakterlerin meydana gelmesinde genlerin etki payı, yani genotipin fenotipi belirleme derecesi, h2.

Kalıtım ve geçiş vergisi : Kalıtım ve tutsu yolu ile bunlar üzerinde hakları bulunan bir ya da daha çok kişilere geçen taşınır ve taşınmaz çeşitli mallar nedeni ile, bu kişilerden yasalarında belirtilen temel yargı ve oranlara göre alınan vergi.

Kalıtım vergisi : Kalıtım ya da tutsu yolu ile, ödünsüz olarak ele geçen tüm mallardan yararlanma hakkı ile kütüğe geçirilmesi gereken haklardan alınan vergi.

Kalıtımcılık : Davranışın yorumlanmasında kalıtım ve kalıtımsal etkilere her şeyden çok önem veren görüş.

Kalıtımsal anlak geriliği : Anlak geriliğinin dış nedenler söz konusu olmadan soya çekim yolu ile bir kuşaktan başka bir kuşağa geçen biçimi.

Kalıtımsal gelenek : Halkbilim ürünlerinin kuşaklardan kuşaklara aktarılışıyla oluşan gelenek, bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek.

Kalıtımsal yatkınlık kuramı : Kimi bireylerin belirli hastalıklara karşı kalıtsal bir yatkınlık gösterdikleri görüşü. (Hastalığın gelişmesi elverişli koşullarla karşılaşılmasına bağlıdır.)

Kalıtım ile ilgili Cümleler

  • Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
  • Kabukide sadece yetenek değil aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
  • Hem çevreden hem de kalıtımdan etkilendik.

Diğer dillerde Kalıtım anlamı nedir?

İngilizce'de Kalıtım ne demek? : n. heredity

Fransızca'da Kalıtım : hérédité [la], succession [la]

Almanca'da Kalıtım : n. Vererbung

Rusça'da Kalıtım : n. наследственность (F)