Kalas nedir, Kalas ne demek

  • Kalın biçilmiş uzun tahta.
  • Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta.
  • Kaba, anlayışsız kimse, kereste

"Kalas" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Önümüze geçen pahalı bir Alman arabasıydı, direksiyonundaki de bir başka kalas." - S. Dölek

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Kalınlığı en az 5 cm. olan tahta.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kağnının yan tahtaları. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)

Almanca'da Kalas ne demek?:

tragbalken, bohle, planke, madrier

Kalas anlamı, kısaca tanımı:

Kalas gibi : Kaba, kibar veya nazik olmayan, incelikten yoksun.

Denge kalası : Aletli jimnastik dalında kullanılan, 1,20 metre yüksekliğinde, 5 metre uzunluğunda, 10 santimetre yürüme yüzeyi olan, piramit biçiminde, iki ayak üzerinde duran, düzgün kalastan yapılmış denge aracı.

Kalastra : Gemilerde cankurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa.

Kalın : Etli, dolgun. Enli ve gür (kaş). Yoğun, akıcılığı az olan. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Pes (ses).

 

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu ağaçtan yapılmış.

Ahşap : Ağaçtan, tahtadan yapılmış nesne. Ağaçtan, tahtadan yapılmış.

Kiriş : Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası.

Anlayışsız : Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kereste : Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.

Uzun : Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine.

Kaba : Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Taneleri iri. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Kalas balığı : Boyları 200 cm olabilen, derisi oldukça pürüzlü, pulları spinalı konik tüberküllerle karışmış olan, vücudu koyu kahverenkli, pektoral ve pelvik yüzgeçleri siyah, ikinci dorsal ve anal yüzgeçleri gençlerde beyaz olan ve Akdeniz’de dağılım gösteren bir tür.

 

Diğer dillerde Kalas anlamı nedir?

İngilizce'de Kalas ne demek? : [Kalasha] n. plank, timber

Fransızca'da Kalas : planche [la], madrier [le], poutre [la]

Almanca'da Kalas : n. Bohle

Rusça'da Kalas : n. балка (F)