Kalkancık nedir, Kalkancık ne demek

Kalkancık; bir biyoloji terimidir.

  • Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kayseri kenti, Himmetdede bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Siirt ili, Özpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kalkancık anlamı, tanımı:

Kalkan : Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus). Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık.

Tohum : Spermatozoit. Soy sop, döl, nesil, sülale. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.

Oğul : Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu. Erkek evlat.

 

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Depo : Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Müzik eseri. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Güzel, alımlı kız veya kadın. Pasaj.