Kamu nedir, Kamu ne demek

"Kamu" ile ilgili cümleler

  • "Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş." - H. Taner
  • "Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize" - Yunus Emre

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: genel]

Hukuki terim anlamı:

âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: kamu kesimi]

Sosyoloji'deki anlamı:

Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim.

Diğer sözlük anlamları:

Bütün, hep, her.

Herkes

Kamu isminin anlamı, Kamu ne demek:

Erkek ismi olarak; Bütün, hep. Halk.

İngilizce'de Kamu ne demek? Kamu ingilizcesi nedir?:

public

Fransızca'da Kamu ne demek?:

système

Kamu hakkında bilgiler

[Bakınız: folk]

Kamu ile ilgili Cümleler

  • Kamu hizmetleri için ödeme yapmak zorundasın.
  • Bu bir kamu güvenliği endişesi.
  • Kamu oyu dengesi kendi lehine kalır.
  • Kamuoyu baskısı orduyu hareket etmesi için zorladı.
  • Kamuda konuşmak beni geriyor.
  • Bütün bilgiler kamu kaynaklarından alınmıştır.
  • Ali kendini kamufle etmeye çalıştı.
  • Kamu yararına saygı duyulmalıdır.
  • Onlar kamu sokaklarında, otobüslerde ya da trenlerde uyudu.
  • Avrupa'da kamusal alanın yokluğu gitgide daha fazla hissediliyor.
  • Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.
  • Kamu fonlarını israf etmekle suçlandı.
  • Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.
  • Kamu bilme hakkına sahip.
 

Kamu kısaca anlamı, tanımı:

Kamu davası : Kamu adına savcının açtığı dava, amme davası.

Kamu denetçisi : Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.

Kamu diplomasisi : Bir ulusun düşüncelerini, hedeflerini, ideallerini, güncel politikalarını, kurumlarını ve kültürünü yabancı ülkelerin kamuoylarına anlatma amacıyla uygulanan politika.

Kamu düzeni : Bütün toplumu ilgilendiren düzen.

Kamu eczacısı : Resmî bir kurum veya kuruluşta eczacılık görevini yapan kimse.

Kamu görevlisi : Devlet hizmetinde çalışan kişi, kamu personeli.

Kamu güvenliği : Bir devlette zabıta hizmetleriyle halka sağlanan can ve mal güvenliği.

Kamu hizmeti : Devlet ve öteki kamu tüzel kişileri tarafından halkın genel ve ortak gereksinimlerinin karşılanması.

Kamu hukuku : Devlet ile kişi arasında karşılıklı olarak hak ve ödevleri düzenleyen hukuk kolu, amme hukuku.

 

Kamu idaresi : Kamu yönetimi.

Kamu kesimi : Devlet eliyle yürütülen ekonomik işlerin bütünü, kamu sektörü.

Kamu kurumu : Belirli kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla oluşturulan kamu tüzel kişisi.

Kamuoyu : Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye.

Kamu personeli : Kamu görevlisi.

Kamu sağlığı : Bir toplumda büyük halk kitlelerinin sağlık koşulları açısından içinde bulunduğu durum.

Kamu sektörü : Kamu kesimi.

Kamu tanrıcı : Tüm tanrıcı.

Kamu yararı : Devletin gereksinimlerine cevap veren ve bu ihtiyaçları karşılayan, topluma yarar sağlayan değerler bütünü, menafiiumumiye.

Kamu yönetimi : Devletin yönetim faaliyetlerinin yararlı ve verimli bir biçimde düzenlenmesiyle uğraşan bilim dalı, kamu idaresi, amme idaresi.

Kamu denetçiliği : Kamu denetçisinin yaptığı iş.

Kamu tanrıcılık : Tüm tanrıcılık.

Kamuflaj : Gizleme.

Kamufle : Gizlenmiş.

Kamufle etmek : Gizlemek.

Kamulaştırılmak : Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.

Kamulaştırma : Kamulaştırmak işi, devletleştirme, istimlak.

Kamulaştırmak : Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

Kamuoyu oluşturmak : Bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkati o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak.

Kamus : Büyük sözlük. Sözlük.

Kamusal : Kamu ile ilgili.

Kamusal alan : Kamuya ait, kamu ile ilgili işlerin yapıldığı yer.

Kamusallaşma : Kamusallaşmak işi.

Kamutay : Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel kurulu.

Halk : Yaratma. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu.

Hizmet : Görev, iş. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Büyüklük, mevki. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Talih.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Amme : Kamu.

Folk : Halk.

Hep : Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.

Bütün : Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Eksiksiz, tam. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Kamu alacağı : 1. Devletin yasaları sözleşmeleri, anlaşmaları gereğince yurt içi ve yurt dışı diğer ülkeler, özel ve tüzel kişiler üzerinde gerşekleşen çeşitli alacağı.

Kamu altyapı yatırımları : Kamu kesimi tarafından gerçekleştirilen altyapı yatırımları.

Kamu bankası : Sermayesinin en az yüzde elli biri devlete ait olan banka.

Kamu borcu : Devletin yapmış olduğu iç ve dış borç.

Kamu borçları : Kamu kesiminin iç ve dış borçlarının toplamı.

Kamu çıkarı : Kamunun ilgisi, güveni ve yararına ilişkin olan ya da olacağı düşünülen her şey.

Kamu davası tekeli : Devlet adına, ceza davasının yalnız C. Savcılığınca açılması kuralı.

Kamu düzenine aykırı : Kamunun dirlik ve düzenini bozacak nitelik.

Kamu gelirleri : [Bakınız: devlet gelirleri] Kamu iş ve görevleri giderlerini karşılamak üzere devletin yasaları gereğince çeşitli kaynaklardan sağladığı gelirlerin tümü.

Kamu giderleri : [Bakınız: kamu harcamaları] Kamu iş ve görevlerinin yapılabilmesi için gider niteliğinde olmak üzere devletçe yapılan ödemeler.

Diğer dillerde Kamu anlamı nedir?

İngilizce'de Kamu ne demek? : [KAMU-TV] n. public

Fransızca'da Kamu : communauté [la], public [le]

Almanca'da Kamu : n. Gemeinwesen

Rusça'da Kamu : n. общественность (F)

adj. общественный, всенародный, публичный