Kandırmak nedir, Kandırmak ne demek

  • Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek.
  • İçme, yeme isteğini karşılamak.
  • Aldatmak

"Kandırmak" ile ilgili cümle

  • "Beni kendisiyle yalnız bırakmaya ve geceyi beraber geçirmeye kandırmak istiyor." - E. İ. Benice
  • "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş." - R. H. Karay

Kandırmak anlamı, tanımı:

Kandırma : Kandırmak işi.

Şeytan kandırmak : Düş azmak, şeytan aldatmak.

Kanma : Kanmak işi.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak.

İnandırmak : İnanmasını sağlamak.

İkna : Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma.

Aldatmak : Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Birine verilen sözü tutmamak. Oyalamak, avutmak. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Yalan söylemek.

Karşılamak : Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Önlemek, durdurmak. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Masrafı ödemek. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.

 

Etmek : Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Bir işi yapmak. Demek, söylemek.

İçme : İçmek işi. İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.

Yeme : Yiyecek. Yemek işi.

Kandırmak ile ilgili Cümleler

  • Beni kandırmaktan sen utanmadın mı da bana böyle konuşmaktan utanıp utanmadığımı soruyorsun.
  • Utanmadan bir de beni defalarca sizi kandırmakla ve ihanetle suçladın sen ne kadar şerefsiz ve hain bir adamsın.
  • Kimseyi kandırmak ve kimseye yalan söylemek istemem.
  • Ben çok sevdim çok bekledim kimseyi de hayatıma sokmak istemedim kimseyi de kandırmak istemedim.
  • Asla seni kandırmak istemedim.
  • Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.

Diğer dillerde Kandırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kandırmak ne demek? : v. argue, bait, bamboozle, befool, beguile, cheat, con, cozen, deceive, delude, diddle, dish, dissuade, dupe, entice, fast talk, finagle, flimflam, fool, gammon, get round, gyp, hornswoggle, induce, intrigue, inveigle, jockey, jolly, kid, lead on

Fransızca'da Kandırmak : persuader, convaincre, séduire, abuser, amuser, circonvenir, donner le change à, empiler, feinter, leurrer, se jouer de, suborner, tricher

Almanca'da Kandırmak : v. aufbinden, aufreden, belämmern, bereden, beschummeln, beschuppen, beschwindeln, betölpeln, betören, betrügen, leimen, mystifizieren, überreden, übertölpeln, verschaukeln, vormachen

 

Rusça'da Kandırmak : v. убеждать, уговаривать, упрашивать, увещевать, агитировать, уверять, обрабатывать, обольщать, соблазнять, совращать, улащивать, переманивать, уговорить, уп