Kapama nedir, Kapama ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit dolma.

Sarımsaklı, az sulu et yemeği.

Un, yağ ve ayranla yapılmış olan bir çeşit börek.

Yelek.

Uzun kollu, yanlan yırtmaçlı ve önü açık elbise, manto.

Taze fasulye ile yapılmış olan bulgur pilavı.

Yaşlı erkeklerin giydiği pamukludan yapılmış kısa ceket.

Etli patates yemeği.

Bir çeşit tatlı.

Tarlada yapılmış olan bir günlük iş.

Tepside pişirilen etli pilav.

Gitar terimi olarak anlamı:

Telli çalgıların klavyesinde bir parmakla birden fazla tele basılması.

Tarih'teki anlamı:

Yeniçeri ve medrese öğrencilerinin taşıdıkları giysi.

Cüppe gibi üste giyilen bir giysi.

Diğer sözlük anlamları:

Astarlı kaftan, pamuklu hırka

Bilimsel terim anlamı:

Yüzey işlemi sırasında, takılmayı önlemek üzere yüzey çukur ve deliklerini, ya da seçmeli yüzey işlemi uygulamalarında, yüzeyin kimi yerlerini, uygun bir özdek ile doldurma ya da örtme işlemi.

elektrik: Bir çevrimden akım geçmesine engel olma.

otomobil: Sert olarak yapılmış olan yavaşlatma ya da durdurma yüzünden tekerleklerin arabanın savrulmasına yol açacak biçimde durması olayı.

İngilizce'de Kapama ne demek? Kapama ingilizcesi nedir?:

 

power off, barring, masking, blocking up

Kapama anlamı, tanımı:

Kuzu kapama : Kemikli kuzu etinin, arpacık soğanı, yeşilsoğan, havuç, dereotu ile birlikte ağır ateşte pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek türü.

Kapamaç : Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.

Kapamacı : Hazır giysi takımı satan kimse.

Kapamak : Su, elektrik gelişini kesmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Karşılamak, denk gelmek. Geçişi engellemek. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak.

Açığını kapamak : Eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak. eksiğini tamamlamak.

Açık kapamak : Bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak.

Ağzını kapamak : Kendisine çıkar sağlaması için bir kimseyi susturmak.

At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak : İş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.

Bahsi kapamak : Bir konu üzerindeki konuşmayı kesmek.

Defteri kapamak : Söz konusu işi artık yapmaz olmak. bir şeyle ilgiyi kesmek.

Dünyaya gözlerini kapamak : Ölmek.

Eksik gedik kapamak : Ufak tefek gereksinimleri karşılamak.

Gedik kapamak : Küçük bir gereksinimini karşılamak.

Gözünü kapamak : Görmezden gelmek. ölmek.

Hesabı kapamak : Alacak verecek bırakmamak.

İştah kapamak : Yemek isteğini azaltmak.

Kapı kapamaca : Tamamıyla, toptan, hep birden.

 

Kapıları kapamak : Bütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.

Kitabı kapamak : Herhangi bir konu ile ilgiyi kesmek.

Perdelerini kapamak : Tiyatro tamamen kapanmak.

Taze : Genç kadın. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Yeni, zamanı geçmemiş. Bozulmamış, bayatlamamış olan.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

Marul : Birleşikgillerden, geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen bir bitki (Lactuca sativa).

Kuzu : Koyun yavrusu. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze. Deneyimsiz, toy kimse.

Metres : Evli bir erkekle nikâhsız yaşayan kadın, kapama, kapatma, zamazingo.

Giyecek : Giysi.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Takım elbise. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Sigara ağızlığı. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad.

Üst : Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Vücut, beden. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Öte, arka. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Giyecek, giysi. Artan, geriye kalan bölüm.

Baş : Sesi böyle olan sanatçı. En kalın sesli orkestra çalgısı. En kalın erkek sesi.

Kapama ağları : Çoğunlukla sığ sularda, üstten atılarak balıkların ağ içinde kalmasını sağlayan ağlar.

Kapama gecesi : Gerdek gecesi.

Kapama mili : Vananın açılıp kapanmasını sağlayan mil.

Kapama ile ilgili Cümleler

  • Ben kapıyı kapar kapamaz biri onu çalmaya başladı.
  • Telefonu kapar kapamaz bir çağrı daha geldi.
  • Ali çenemi kapamamı söyledi.
  • Kapama zamanı.
  • Çeneni kapamanı söyledim!
  • Pencereleri kapamak zorundayız.
  • Tom, gözlerini kapamanı istiyorum.
  • Sana çeneni kapamanı söyledim.
  • Kapamalı mıyım?

Diğer dillerde Kapama anlamı nedir?

İngilizce'de Kapama ne demek? : n. closing, shutting, covering, shutoff, sealing, shutting down, turning off, closure, enclosure, heaviness, inclosure, internment, obstruction, obturation, stew

Fransızca'da Kapama : fermeture [la], (bir yere) internement [le], verrouillage [le], colmatage [le]

Almanca'da Kapama : n. Abriegelung, Schließung

Rusça'da Kapama : n. закрывание (N), замыкание (N), запирание (N), загораживание (N), прекращение (N)