Karakter oyuncusu nedir, Karakter oyuncusu ne demek

Karakter oyuncusu; Gösteri, Sinema, Tiyatro alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Belirli bir karakteri tüm ayrıntılarıyla yaratmakta usta olan oyuncu.

Tiyatro'daki anlamı:

Davranışları, sesi, yürüyüşü, giyimi ve makyajı ile özellikle kendinden daha yaşlı, ya da yabancı bir kişiyi canlandıran oyuncu (bk. ıra oyuncusu.).

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: ıra oyuncusu].

Karakter oyuncusu kısaca anlamı, tanımı

Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

 

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Ira oyuncusu : Kendine özgü ruhsal gelişimi ve davranışı olan, özellikle yaşlı kişilikleri canlandırmada usta olan oyuncu. [Bakınız: karakter oyuncusu].

Ayrıntılar : Bir nesneden faydalanılması, işletilmesi ya da korunulması için o nesne ile süresiz beraber bulunan dağınık küçük bölüntüler.

Kendinden : Kendi aklından, kendi kendine.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Yaratmak : Allah, olmayan bir şeyi var etmek. Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Ayrıntı : Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

Yaratma : Yaratmak işi.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Diğer dillerde Karakter oyuncusu anlamı nedir?

İngilizce'de Karakter oyuncusu ne demek ? : actor of composition, character actor, character actors