Karantina nedir, Karantina ne demek

Karantina; bir tıp terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi
  • Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.

"Karantina" ile ilgili cümle

  • "Bandırma'ya ulaştıklarında onları tatsız bir sürpriz bekliyordu, şehirde kolera nedeniyle karantina vardı." - C. Uçuk

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması, hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi.

İngilizce'de Karantina ne demek? Karantina ingilizcesi nedir?:

quarantine

Karantina hakkında bilgiler

Karantina, bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan şüpheli durumdaki insan ve hayvanları, hastalığın en uzun kuluçka devresine eşit bir süre kimse ile temas ettirmemek suretiyle alınan tedbirsel faaliylerlerin tümü, sağlık yalıtımı. Kelimenin kökeni İtalyancadır. Ekonomisi ticarete dayanan Venedik Cumhuriyetinde, başkent Venedik'e salgın hastalık bulaşmasın diye kentte gelen gemiler 40 gün şehir açıklarında denizde beklermiş. Karantina kelimesi buradan gelir.

 

Karantina ile ilgili Cümleler

  • Karantina uygulanıyor.
  • Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.
  • Ben karantina altındayım.

Karantina tanımı, anlamı:

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt.

Sağlık : Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. Sağ, canlı, diri olma durumu.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Dağınık savaş düzeni. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.

Önlemek : Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek. Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Kontrol : Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Denetleme.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış.

Tutulu : Tutu olarak alınmış, ipotekli. Tutulmuş.

Giriş : Girme işi. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser.

Maruz : Bir olayın, bir durumun etkisinde veya karşısında bulunan. Arz edilen, sunulan, verilen.

Karantina müddeti : Karantina süresi.

Karantina süresi : Karantina için gerekli olan ve öngörülen süre.

Diğer dillerde Karantina anlamı nedir?

İngilizce'de Karantina ne demek? : [Karantina] n. quarantine, isolation, absolute quarantine

Fransızca'da Karantina : quarantaine [la]

Almanca'da Karantina : n. Quarantäne

Rusça'da Karantina : n. карантин (M)