Karbon nedir, Karbon ne demek

Karbon; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C)

Kimya'daki anlamı:

Simgesi C, atom numarası 6, atom kütlesi 12,01 g, e.n. 3730 °C, k.n. 4830 °C, elektron dağılımı [He] 2s2 2p2 , periyodik sistemde IV A grubunun ilk elementi olan bir atom. Tabiatta en çok serbest halde iki allotropu olan elmas ve grafit şeklinde veya bileşikleri halinde (karbondioksit, karbonatlar, organik bileşikler vs) bulunan suda, seyreltik asit ve bazlarda ve organik çözücülerde çözünmeyen, sıcak yükseltgeyici asitlerde çözenen en çok çelik endüstrisinde kullanılan ametal elementler karbonun diğer şekilleri olan karbon siyahı odun kömürü ve kok, organik ve biyolojik bileşiklerin kısmi yanmasından üretilir.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: radyokarbon yöntemi]

Demir alaşımlarının temel alaşım elementi. A. A. 12.01, A. S. 6.

İngilizce'de Karbon ne demek? Karbon ingilizcesi nedir?:

carbon

Fransızca'da Karbon ne demek?:

carbone

Karbon hakkında bilgiler

Karbon, doğada yaygın bulunan ametal kimyasal element. Evrende bolluk bakımından altıncı sırada yer alan karbon, kızgın yıldızlarda hidrojenin termonükleer yanmasında temel rol oynar. Dünyada hem doğal halde, hem de başka elementlerle bileşik halinde bulunan karbon, ağırlık olarak yerkabuğunun yaklaşık % 0,2'sini oluşturur. En arı (katışıksız) biçimleri elmas ve grafittir; daha düşük arılık derecelerinde madenkömürünün, kokkömürünün ve odunkömürünün bileşeni olarak bulunur. Atmosferin yaklaşık % 0,05'ini oluşturan ve bütün doğal sularda erimiş olarak bulunan karbon dioksit, kireç taşı ve mermer gibi karbonat mineralleri, kömürün, petrolün ve doğal gazın başlıca yapıtaşları olan hidrokarbonlar, en bol bulunan bileşikleridir.

 

Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır. Bileşiklerin %94'ü (4 milyondan çoğu) karbon içerir. Yaşamın dayandığı temel işlevleri yerine getirmek için yeterli çeşitlilikte ve karmaşıklıkta düzenlemeler oluşturarak başka elementlerle birleşme yeteneği, yalnızca karbonda vardır. Belirli karbon bileşikleri, canlılardaki maddenin yaklaşık %18'ini oluşturur (geri kalanı çoğunlukla sudur). Bu bileşikler, canlı hücrelerin planı olarak, hücre yapımında kullanılan yapıtaşları olarak işlev görürler.

Yakıt işlevi gören başka karbon bileşikleri de, yeşil bitkilerde ışıl bireşimle sürekli olarak yenilenir. Organizma öldüğü zaman, çevreyle karbon alışverişi durur ve geriye kalan radyoaktif karbon-14 izotopu miktarı, biyolojik kökenli maddelerin yaşını belirlemekte kullanılabilir.

 

Kalkınmış ülkelerin ekonomilerinin büyük bir bölümü, karbon içeren yakıtların, plastiklerin, kimyasal maddelerin, dokumaların ve ilaçların işlenmesine ve üretimine dayanır. Karbon temelli sentetik bileşiklerin üretilmesi ve kullanılması, birçok ülkede yaşama düzeyini derinlemesine etkilemiştir.

Karbon ile ilgili Cümleler

  • Karbondioksit miktarı %10 arttı.
  • Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.
  • Karbon kirliliği, iklim değişikliğinin en büyük itici güçtür.
  • Bazı insanlar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat diyetinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.
  • Bu, küresel ısınmadan sorumlu ana gaz olan karbondioksitin daha fazla üretimine yol açacak.
  • Karbonhidratlar bu kadar kötüyse, öyleyse Japonlar çok pirinç yemelerine rağmen neden zayıflar?
  • Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.
  • Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.
  • Ali kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.
  • Karbonatlı suyu sever misin?
  • Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.
  • Bu şirket beş yıl içinde karbon nötr olmayı planlıyor.
  • Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.

Karbon anlamı, tanımı:

Elmas : Elmastıraş. Bu taşlarla yapılmış. Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş.

Grafit : Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir tür doğal karbon.

Maden : Uyuşturucu, esrar, eroin. Bu mineralden yapılmış. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Metal. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Maden ocağı veya maden işletmesi.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Canlı : Hareketli, hayat dolu, dinamik. Canı olan, diri, yaşayan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Güçlü, etkili. Canlı yayın.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Karbon dönemi : Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları, karbonifer.

Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.

Karbon kağıdı : Aynı anda hem yazmak hem de kopya çıkarmak için yazı kâğıtlarının arasına konulan kâğıt.

Karbonmonoksit : 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur (CO).

Karbonado : Kara elmas.

Karbonat : Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. Sodyum bikarbonat. Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim.

Karbonatlama : Karbonatlamak işi.

Karbonatlı : İçinde karbonat olan.

Karbonik : Karbonla ilgili olan.

Karbonik asit : Bir karbon ve iki oksijenin birleşmesiyle oluşan bir gazın suda erimiş durumu.

Karbonil : Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit.

Karbonit : Karbon grubundan basit madde.

Karbonlamak : Bir maden veya alaşımı karbon bakımından zenginleştirmek.

Karbonlaşma : Karbonlaşmak işi.

Karbonlaşmak : Karbon durumuna gelmek, kömürleşmek.

Karbonlu : Birleşiminde karbon bulunan.

Amonyum karbonat : Hamur kabartmada maya olarak kullanılan karbonik asidin amonyum tuzu, nişadır kaymağı.

Baryum karbonat : Karbondioksidin, barit üzerine etkisiyle elde edilen beyaz bir katı.

Kalsiyum karbonat : En az % 38 kalsiyum içeren bir ürün.

Magnezyum karbonat : Magnezit ve özellikle kalsiyum ve magnezyum karbonat tuzu olan dolomit biçiminde madde (MgCO3).

Sodyum karbonat : Sabun yapımında, temizlik işlerinde kullanılan, güçlü bir alkali tuz (Na2CO3).

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul.

Numara : Öğrenciye verilen not. Hile, düzen, dalavere, yalan. Ölçü. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı.

Billur : Duru, temiz ve akıcı. Koç yumurtası. Bu maddeden yapılmış. Kesme cam, kristal. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim.

Linyit : Birleşimindeki karbon oranı % 60-70 olan, kahverengi veya siyah kömür.

Antrasit : Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

Şekilsiz : Belirli biçimi olmayan. Biçimi bozuk.

Varlık : Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Var olma durumu, mevcudiyet. Ömür, hayat. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Var olan her şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Önemli, yararlı, değerli şey.

Yaygın : Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Karbon anot : Genellikle grafitten yapılmış anot. Elektroliz sırasında oluşan yüksek sıcaklığa dayanır.

Karbon anyonu : Negatif olarak yüklü bir karbon atomu, karbonyon, karbon eksini. Negatif olarak yüklü bir karbon atomu.

Karbon birikintisi : Demir alaşımlarının katılaşması sırasında, karbonun oluşturduğu birikinti.

Karbon biroksit : Fırın atmosferlerinin bileşinde bulunan, renksiz, kokusuz, çok ağılı, karbonlaştırıcı özellikteki gaz.

Karbon biroksit-karbon ikioksit oranı : Fırın atmosferinin istenilen bileşimde olmasını sağlamak için yapılan ayarlamada kullanılan karbon biroksitin, iki-oksite oranı. (CO/CO2).

Karbon çeliği : [Bakınız: yalın karbon çeliği]

Karbon çevrimi : Büyük erke veren karbon çekirdeğinin çevrime girdiği ısılçokirdeksel teplkileşimler dizisi. İlk tepkimede tüketilen karbon-12 çekirdeklerinin, sonuncu tepkimede yeniden bağımsız kalmalarıyla oluşan çevrim.

Karbon değeri : Bir fırın atmosferinin koruyucu olarak kalmasını sağlayan, çeliğin en yüksek karbon bileşimi.

Karbon denetimi : Karbonlulama işlemi süresince, karbonun ne denli yapıya girdiğini izleyecek ve ona göre fırın atmosferi bileşimini ayarlamak için yapılan dentim.

Karbon derişim eğimi : Karbon derişiminin yapı içindeki değiş eğimi.

Diğer dillerde Karbon anlamı nedir?

İngilizce'de Karbon ne demek? : adj. carbonaceous

n. carbon

Fransızca'da Karbon : carbone [le]

Almanca'da Karbon : n. Karbon, Kohlenstoff

adj. karbonisch

Rusça'da Karbon : n. углерод (M)