Kardeş nedir, Kardeş ne demek

  • Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı.
  • Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
  • Yaşça küçük olan çocuk.
  • Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.

"Kardeş" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Din kardeşi. Yol kardeşi."
  • "Öz kardeş. Üvey kardeş. Kız kardeş. Erkek kardeş."

Yerel Türkçe anlamı:

Birader!, arkadaş!

Erkek kardeş // baci kardeş: bacı kardeş gibi, bacı kardeş ilişkisi içinde

Kardeş (bk. gardaş)

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hayvanın dişi veya erkek kardeşi

Kardeş isminin anlamı, Kardeş ne demek:

Erkek ismi olarak; Aynı ana babadan doğmuş veya ana babadan biri ayrı olan çocukların birbirine göre adı. Çok yakın arkadaş, dost.

İngilizce'de Kardeş ne demek? Kardeş ingilizcesi nedir?:

sibling

Kardeş anlamı, kısaca tanımı:

Kardeş kanı dökmek : Aralarında çeşitli bakımlardan yakınlık bulunan kimseler birbirini öldürmek.

Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister ne onduğunu : "kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır" anlamında kullanılan bir söz.

Kardeşim olsun da kanlım olsun : "kendisine çok büyük kötülük de yapsa insan kardeşinden vazgeçemez" anlamında kullanılan bir söz.

 

Kardeşkanı : Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız.

Kardeş kardeş : Dostlukla, dostça, sevgiyle. Eşit olarak.

Kardeş kavgası : Bir ülkede yurttaşların birbirlerine karşıt düşüncelerinden doğan silahlı çatışma. Yakın ilişki içinde bulunanlar arasında çıkan anlaşmazlık.

Kardeş okul : Bir okulun, toplumsal ve kültürel bakımdan yardıma gereksinimi olduğunu belirleyip desteklediği, yardımlarda bulunduğu okul.

Kardeş parti : Ortak bir amaca yönelen siyasi partilerin her biri.

Kardeş payı : Yarı yarıya, eşit paylarla bölüşme.

Kardeş şehir : Aralarındaki ilişkiyi geliştirmeyi ve birbirlerine yaklaşmayı kabul eden ülkemizdeki bir şehirle yabancı bir ülkedeki bir şehre verilen genel ad.

Altıkardeş : Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

Beşkardeş : Şamar.

Bey kardeş : Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü.

Kız kardeş : Bir kimsenin bayan kardeşi, şvester.

Öz kardeş : Ana babaları bir olan kardeşlerden her biri.

Üvey kardeş : Anaları veya babaları ayrı olan kardeşlerden her biri.

Yedikardeş : Büyükayı'yı oluşturan yedi yıldız.

Yedikızkardeş : Ülker.

Ahret kardeşi : Kan bağı olmaksızın birbirlerini manevi olarak kardeş sayan kimselerden her biri.

 

Ant kardeşi : Kan kardeşi.

Kan kardeşi : Birbirlerinin kanını emerek veya yalayarak ant içmek yoluyla kardeş olanlardan her biri, ant kardeşi.

Süt kardeşi : Aynı kadından süt emmiş, kardeş olmayan çocukların her biri.

Yol kardeşi : Yol kardeşliği kuran iki ailenin fertlerinden her biri, musahip.

Kardeş kardeşi atmış yar başında tutmuş : "kardeşler ne kadar geçimsiz olsalar da kötü bir durumda birbirlerine yardım ederler" anlamında kullanılan bir söz.

Kardeşçe : Kardeşe yaraşır. (karde'şçe) Kardeşe yaraşır bir biçimde, dostça, içtenlikle.

Kardeşkanı ağacı : Baklagillerden, en çok Asya'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç (Draceane draco).

Kardeşlenme : Kardeşlenmek işi.

Kardeşlenmek : Kardeş sahibi olmak. Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek.

Kardeşlik : Birlik, beraberlik. Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet.

Kardeşlik etmek : Kardeş gibi hareket etmek, kardeşçe davranmak.

Ağızdan burun yakın kardeşten karın yakın : "insanın kendi yararı her şeyden önemlidir" anlamında kullanılan bir söz.

Ahret kardeşliği : Ahret kardeşi olma durumu.

Atma recep din kardeşiyiz : "söylediklerin hep yalan, hep abartma ancak biz bunun farkındayız" anlamında kullanılan bir söz.

Dünya ahret kardeşim : Bir kişiye kardeşlik duygusundan başka bir gözle bakılmadığını anlatan bir söz.

İki kardeş savaşmış ebleh buna inanmış : "iki kardeş arasındaki anlaşmazlık geçicidir, bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır" anlamında kullanılan bir söz.

Kan kardeşliği : Kan kardeşi olma durumu.

Süt kardeşliği : Süt kardeşi olma durumu.

Tarlayı taşlı kızı kardeşli yerden almalı : "tarlanın taşlısı, evlenilecek kızın kardeşlisi halk arasında daha yeğ tutulur" anlamında kullanılan bir söz.

Yol kardeşliği : Evli iki aile arasında kurulan kardeşlik bağı, musahiplik.

Aynı : Benzer. Aralarında ayrım olmayan. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o.

Anne : Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

Baba : Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çatı merteği. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Ata. Bu gibi kimselere verilen unvan. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Çocuğu olan erkek, peder. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Küçük : Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan.

Çocuk : Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Küçük yaştaki erkek veya kız. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse.

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Ağabey : Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

Kardeş haleti : Gelin evden çıkmadan önce, erkek kardeşinin ya da vekilinin damat sağdıcından aldığı para.

Kardeş kanı : Soy ve ırk bakımından aralarında yakınlık bulunma.

Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş : “kardeşler ne kadar geçimsiz olsalar da kötü bir durumda birbirlerine yardım ederler” anlamında kullanılan bir söz.

Kardeş kromatitler arası değişim : Bir mayoz tetradının ya da eşlenmiş somatik kromozomun kardeş kromatitleri arasındaki krosingover.

Kardeş yarışması : Genellikle kardeşler arasında herhangi bir konuda baş gösteren ve kıskançlığa dayanan yarışma.

Kardeş yolu : Gelin evden çıkmadan önce, erkek kardeşinin ya da vekilinin damat sağdıcından aldığı para

Kardeşköy : Aydın şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Aydın kenti, Nazilli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kardeşlemek : Bitkinin kökünden çok filiz çıkmak.

Kardeşler : Balıkesir şehrinde, Gökçedağ bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri ili, Bünyan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş şehri, Aktuzla nahiyesine bağlı bir yer. Ordu kenti, Ulubey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kardeşli : Kardeşi olan.

Kardeş ile ilgili Cümleler

  • O, odayı diğer iki kız kardeşiyle paylaştı.
  • O erkek kardeşinin en son görüldüğü yere döndü.
  • Kardeş gibiyiz.
  • Kardeş gibiydik.
  • Tom'un üç tane kız kardeşi vardı.
  • O bazen kız kardeşine dönem ödevlerini yazdırır.
  • En küçük kardeşim o.
  • Kardeş geçeceksiniz bunları Tom'u seviyoruz falan fıstık, Tom'un hakkını yediniz.
  • Kardeş acı çekmemi Allah istiyorsa amenna ama sen sağlıyorsan bu kötü bir durum.
  • O, tüm erkek kardeşlerim ve kız kardeşlerimin en küçüğüdür.
  • Kardeş daha yenisi bizim kitapta var ona da bir bak istersen.
  • Kardeş dövüşmeye devam edelim mi?
  • Kardeş, büyük ünlü uyumunda kalınlık kuralına uymaz.
  • Tom'un bir tane üvey kız kardeşi vardır.

Diğer dillerde Kardeş anlamı nedir?

İngilizce'de Kardeş ne demek? : adj. fraternal

n. brother, sister, buddy, fellow, sibling

Fransızca'da Kardeş : frangine [la], frangin [le], frère [le]

Almanca'da Kardeş : n. Bruder, Frate

Rusça'da Kardeş : n. брат (M), братец (M), побратим (M), чувак {разг.} (M)

adj. братский