Katlanmak nedir, Katlanmak ne demek
"Katlanmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Böyle bir yolculuğa katlanabilecek hâlde değildir." - F. R. Atay
- "Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu." - E. Şafak
Diğer sözlük anlamları:
Dayanmak, tahammül etmek.
Sabretmek, beklemek
Katlanmak anlamı, tanımı:
Katlanma : Katlanmak işi.
Cefaya katlanmak : Zulme tahammül etmek.
Külfete katlanmak : Sıkıntıya, zorluğa önem vermemek.
Meşakkate katlanmak : Güçlüklere, sıkıntıya dayanmak, göğüs germek.
Nazına katlanmak : İstenen her şeyi hangi durumda olursa olsun yerine getirmek.
Katlama : Katlamak işi. Mayasız hamurdan yapılan, peynirli veya peynirsiz pide, yufka.
Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.
Dayanmak : Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Varmak, ulaşmak. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Yetişmek, yeter olmak.
Tahammül : İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması.
Katlanmak ile ilgili Cümleler
- Şu an için ona katlanmak zorundayız.
- Yaptığının sonucuna katlanmak zorundasın.
- Buna ne kadar süre katlanmak zorunda kalacağız?
- Bana kazık atıyorsun, bunun sonuçlarına katlanmak mecburiyetinde kalırsın.
- Anladığım kadarıyla gökkuşağı görmek istiyorsanız yağmura katlanmak zorundasınız.
- Ali bütün lise boyunca bana katlanmak zorunda kaldı.
- Maalesef ona katlanmak zorundayım.
Diğer dillerde Katlanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Katlanmak ne demek? : v. endure, take, take it, tolerate, accept, digest, bear, undergo, go through, abide, brook, crease, do with, double, face, face up to, grin and bear it, last out, lump, lump it, put up with, sit down under, stand, stick, stick it, stick out, stomach
Fransızca'da Katlanmak : être plié, se plier, s'astreindre, supporter, endurer, souffrir, subir, tolérer
Almanca'da Katlanmak : v. aushalten, erdulden, ertragen, gedulden, hinnehmen
Rusça'da Katlanmak : v. складываться, смиряться, примиряться, терпеть, перетерпеть, сложиться, смириться, примириться, вытерпеть, потерпеть


Bu kısımda Katlanmak nedir? Katlanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Katlanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Katlanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.