Katma nedir, Katma ne demek

  • Katmak işi, ilhak.
  • Kıldan ya da yünden yapılmış ip
  • Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam.

Yerel Türkçe anlamı:

Dağlardaki taş oyukları, kuytu yerler.

Kıldan, yünden yapılmış ip, sicim.

Yumuşak kaya tabakaları arasından kıvrıla kıvrıla uzanan yol.

Yarmaya yoğurt katılarak soğuk yenen yemek.

Biçilmiş ekin, arpa bağlamı (yirmi bağlam bir araba eder).

Hukuki terim anlamı:

mülhak.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İki veya daha fazla çeşitte yem maddesini bir araya getirme veya karıştırma işlemi.

Bilimsel terim anlamı:

Yüklemlik fiillerin yüklemine denir. "Birini başkan seçmek" sözündeki "başkan" sıfatı "biri" nesnesinin katması sayılır.

Bir kent yönetiminin, sınırları dışındaki bir yerleşim yerini, yetkili kurul ve örgenlerin vargısıyla, kendi sınırlarının içine alması.

İngilizce'de Katma ne demek? Katma ingilizcesi nedir?:

annexation, incorporation, addition

Fransızca'da Katma ne demek?:

adjoint

Osmanlıca Katma ne demek? Katma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

zam, inzimâm

Katma kısaca anlamı, tanımı:

Katma bütçe : Özel gelirleri olan ve genel bütçe dışında kalan bütçe, mülhak bütçe.

Katma değer vergisi : Satın alınan mal ve yiyecekten alınan peşin vergi.

Değer katma : Bir paranın değerini altına ve dövize göre yeniden ayarlama, revalüasyon.

 

Katmak : Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. Birlikte göndermek. Bir araya getirmek.

Katmalı : Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka.

Katman bulut : Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası, stratus.

Katmanlaşma : Katmanlaşmak işi.

Katmanlaşmak : Ayrı ayrı tabakalar veya sınıflar oluşturmak. Üst üste gelmiş katmanlar durumunda yerleşmek.

Katmanlı : Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı.

Alt katman : Toplum içinde yer alan ve daha düşük değerlere sahip olan sınıf.

Aykırı katmanlaşma : Katmanları düzenli bir biçimde olmayan katmanlaşma.

Birbirine katmak : Karıştırmak. aralarını açmak, aralarını bozmak, olay çıkarmak.

Bire beş katmak : Bire bin katmak.

Bire bin katmak : Çok abartmak.

Boyut katmak : Başka veya yeni bir görüş açısı vermek, genişlik, kapsam ve içerik kazandırmak.

Cana can katmak : Yaşama gücünü artırmak.

Çeşni katmak : Değişik bir katkı yapmak.

El katmak : Bir işe karışmak, müdahale etmek. bir işin yapılmasına yardım etmek.

Geceyi gündüze katmak : Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek.

 

Hesaba katmak : Dikkate almak, göz önünde bulundurmak.

Ortalığı birbirine katmak : Kargaşa çıkarmak.

Pişmiş aşa su katmak : Yoluna girmiş olan bir işi bozmak.

Renk katmak : Çeşitlilik kazandırmak, farklılık yaratmak.

Toplumsal katman : Toplumda türlü sebeplerle oluşan sınıf.

Tozu dumana katmak : Ortalığı altüst etmek. toz kaldırarak hızla gitmek veya kaçmak.

Üst katman : Toplumun bir bölümü tarafından ulaşılmaz olduğuna inanılan para, bilgi vb. şeylere sahip sınıf.

Uygun katmanlaşma : Bir katman oluşturan tortuların dümdüz ve birbirine paralel olarak yığılması.

Yeri göğü birbirine katmak : Aşırı telaş yaratmak.

İlhak : Katma, bağlama, ekleme. Egemenliği altına alma.

Munzam : Katma, ekleme, ek. Katılmış, ulanmış, eklenmiş.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

İp : İplik. Asarak öldürme cezası.

Katma aşı : Yoğurtlu yarma çorbası.

Katma değer : Belirli bir üretim sürecinde belli bir mal için üretim faktörlerine yapılan ödemelerin toplamı, diğer bir deyişle firmanın çıktısının değeri ile diğer firmalardan satın aldığı aramallarının değeri arasındaki fark.

Katma ödeneklik : Giderleri özel gelirleriyle karşılanan ve genel ödeneklik dışında düzenlenen ödeneklik.

Katma protokol : Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen ülkelerin izlemesi gereken kural ve işlemler bütünü. Krş. Türkiye-AET Katma Protokolü Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası gibi herhangi bir uluslararası kuruluşa üye olmak isteyen ülkelerin izlemesi gerek kural ve işlemler bütünü.

Katma vergi : Mal girişlerinde, gümrük vergisine ek olarak alınan gümrük vergisi niteliğinde vergi. [Bakınız: ek vergi]

Katmalı işlem : Konunun üç birincil renkteki (mavi, kırmızı, yeşil) ayrı ayrı resimlerinin görüntülük üzerinde birleştirilmesine dayanan renkli sinema ve televizyon işlemi.

Katmalık ile hali : ( katmalık "ile" hali ) bk. İle hali.

Katman basamağı : Bir yana eğimli, sert ve yumuşak katmanların birbiri ardınca sıralandığı alanlarda, dışgüçlerin, özellikle akarsuların oluşturduğu kendine özgü yer biçimi.

Katman eksikliği : Tortullanmanın herhangi bir nedenden ötürü durmasıyle, tortul dizileri arasında oluşan eksiklik.

Katman kapanı : Petrolün hazne yatağını, geçirimsiz katmanların açılı bir uyumsuzluğu örtmesiyle oluşmuş petrol yatağı.

Katma ile ilgili Cümleler

  • Tom'un ne yapmak isteyebileceğini hesaba katmamıştım bile.
  • Tom'u da işin içine katma zamanı geldi.
  • Her şey dozunda güzel tatlım, pişmiş aşa tekrar tekrar su katmaya kalktın sicil amiri ibine ceylin.
  • Böyle bir şey olacağını hesaba katmadım.
  • Onun çalışmalarını eleştirirken henüz tecrübesiz olduğunu hesaba katmalısın.
  • Kolombiya'da nüfus birden altıya kadar değişen sosyal katmanlara göre sınıflandırılır. Bir en fakir olma ve altı en zengin olma.
  • Bunları hesaba katmamı istiyor musun?

Diğer dillerde Katma anlamı nedir?

İngilizce'de Katma ne demek? : [Katma] adj. additional, supplementary, supplemental, added

n. adding, addition, annexation, incorporation, admixture, affiliation, infusion

Fransızca'da Katma : additionnel/le

Almanca'da Katma : n. Anfügung, Apposition, Beimengung, Beimischung, Einfügung, Einschlag, Einschuss

Rusça'da Katma : n. прибавление (N), добавление (N), присоединение (N), придача (F)