Katmak nedir, Katmak ne demek

  • Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak.
  • Bir araya getirmek.
  • Birlikte göndermek.
  • Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak

"Katmak" ile ilgili cümleler

  • "Fadime, bu yavru bolluğu arasında kuzuları çocuklara ve çocukları kuzulara katarak en olgun bir saadet içinde yaşamış." - H. E. Adıvar
  • "Kafileye muhafız katmak."
  • "Sirkeye su katmak."

Yerel Türkçe anlamı:

Koymak : Çay katem mi?

Yanına almak, dahil etmek, katmak

Eşek yavrusu, sıpa

Diğer sözlük anlamları:

Beklemek, sabretmek

Osmanlıca Katmak ne demek? Katmak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ilâve etmek

Katmak anlamı, tanımı:

Katma : Katmak işi, ilhak. Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam. Kıldan veya yünden yapılmış ip.

Birbirine katmak : Aralarını açmak, aralarını bozmak, olay çıkarmak. karıştırmak.

Bire beş katmak : Bire bin katmak.

Bire bin katmak : Çok abartmak.

Boyut katmak : Başka veya yeni bir görüş açısı vermek, genişlik, kapsam ve içerik kazandırmak.

Cana can katmak : Yaşama gücünü artırmak.

Çeşni katmak : Değişik bir katkı yapmak.

El katmak : Bir işin yapılmasına yardım etmek. bir işe karışmak, müdahale etmek.

Geceyi gündüze katmak : Aralıksız, gece gündüz çalışmak, büyük çaba göstermek.

 

Hesaba katmak : Dikkate almak, göz önünde bulundurmak.

Ortalığı birbirine katmak : Kargaşa çıkarmak.

Pişmiş aşa su katmak : Yoluna girmiş olan bir işi bozmak.

Renk katmak : Çeşitlilik kazandırmak, farklılık yaratmak.

Tozu dumana katmak : Toz kaldırarak hızla gitmek veya kaçmak. ortalığı altüst etmek.

Yeri göğü birbirine katmak : Aşırı telaş yaratmak.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Değiştirmek : Anlatıma yeni bir içerik vermek. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Birini bırakıp başkasını kullanmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Artırmak : Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

 

Eklemek : Bir şeyi ek olarak kullanmak. Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek.

Karıştırmak : Göz atmak, araştırmak, incelemek. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek. Kurcalamak, oynamak. Karışma işini yaptırmak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Üstünkörü okumak.

Bir : Tek. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Bir kez. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Getirmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir makama atamak veya seçmek. İletmek, bildirmek. Sağlamak. Gelmesini sağlamak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İleri sürmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Beraber. Yanında, beraberinde.

Göndermek : Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak. Yetki vererek gitmesini sağlamak. Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak. Yolcu etmek.

Katmak ile ilgili Cümleler

  • Anlamsız hain bir yaşama azıcık anlam katmak istedim.
  • Gerçekten portakal suyu katmak istedin mi?

Diğer dillerde Katmak anlamı nedir?

İngilizce'de Katmak ne demek? : v. add, join, annex, mix, adjoin, affiliate, ally, append, include, incorporate, inosculate, integrate, interpolate, load, mingle, number, put in, run in, superadd, tack, tinge, weave

Fransızca'da Katmak : ajouter, joindre, additionner, adjoindre, annexer, inclure, incorporer, insérer

Almanca'da Katmak : v. anfügen, anmachen, beigeben, beilegen, beimengen, beimischen, einarbeiten, einbeziehen, einblenden, einbringen, einfügen, einverleiben, hinzufügen, mengen, mischen, untermengen, zubringen, zufügen, zusetzen, zutun

Rusça'da Katmak : v. прибавлять, добавлять, подбавлять, присоединять, подмешивать, привносить, приправлять, мутить, подключать, придавать, приобщать, прибавить, присоединить