Katman nedir, Katman ne demek

  • Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka.
  • Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka
  • Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

Yerel Türkçe anlamı:

Kulaç.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: tabaka, kat]

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi.

Bilimsel terim anlamı:

(örnek.) Evrenin, belirli özelliklere göre parçalandığı kesimlerden her biri.

Birbiri üzerine serilmiş, yayılmış ya da kimyasal olarak oluşmuş, varlığı kimyasal ve fiziksel yöntemlerle belirlenebilen özdek bölgesi.

genel uygulayım: bk. kat

yerbilim, madencilik: Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak ayrılabilen, kalınlığı 1 cm. den az olmayan tortul kayaç birimi.

İngilizce'de Katman ne demek? Katman ingilizcesi nedir?:

layer, stratum, bed, shell

Katman anlamı, tanımı:

Katman bulut : Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası, stratus.

 

Alt katman : Toplum içinde yer alan ve daha düşük değerlere sahip olan sınıf.

Toplumsal katman : Toplumda türlü sebeplerle oluşan sınıf.

Üst katman : Toplumun bir bölümü tarafından ulaşılmaz olduğuna inanılan para, bilgi vb. şeylere sahip sınıf.

Katma : Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam. Katmak işi, ilhak. Kıldan veya yünden yapılmış ip.

Katmanlaşma : Katmanlaşmak işi.

Katmanlaşmak : Ayrı ayrı tabakalar veya sınıflar oluşturmak. Üst üste gelmiş katmanlar durumunda yerleşmek.

Katmanlı : Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı.

Aykırı katmanlaşma : Katmanları düzenli bir biçimde olmayan katmanlaşma.

Uygun katmanlaşma : Bir katman oluşturan tortuların dümdüz ve birbirine paralel olarak yığılması.

Yassıca : Biraz yassı.

Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz.

Tabaka : Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Katman. Derece. Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt.

Altın : Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

 

Kayaç : Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Katman basamağı : Bir yana eğimli, sert ve yumuşak katmanların birbiri ardınca sıralandığı alanlarda, dışgüçlerin, özellikle akarsuların oluşturduğu kendine özgü yer biçimi.

Katman eksikliği : Tortullanmanın herhangi bir nedenden ötürü durmasıyle, tortul dizileri arasında oluşan eksiklik.

Katman kapanı : Petrolün hazne yatağını, geçirimsiz katmanların açılı bir uyumsuzluğu örtmesiyle oluşmuş petrol yatağı.

Katman karabulut, nimbostratüs : (coğrafya)

Katman : Belli ayrım ölçütlerine göre birbirinden ayrılan türdeş altevrenler ya da altbölümlerden her biri.

Katman sürekliliği : Katmanların birbiri üzerinde kat sırası ile bulunması.

Katmanbilgisi : yerbilim: Yerkabuğunu oluşturan katmanları yapı, oluşum, dağılım vb. yönlerden inceleyen yerbilim dalı. Katmanlı kayaçların zaman bakımından oluş sıralarını, hayvan ve bitki kalıntılarının yardımıyla geçmiş zamanlardaki yaşantının çağdan çağa geçirdiği evrensel değişiklikleri, tortul kayaçların özelliklerine ve taşıllarına dayanarak, kara ve denizlerin geçmişteki dağılışlarını inceleyen bilim kolu.

Katmanbulut : stratüs,(stratus) (coğrafya)

Katmanlama : (örnek.) Bir evrenin, katman olarak adlandırılan kesimlere bölünmesi.

Katmanlaşım : Boşalım borularında üst-üşek bölgesinin, uygun uçun basınçlarında değişken, aydınlık ve karanlık enine kuşaklardan oluşan görünümü.

Katman ile ilgili Cümleler

  • Kolombiya'da nüfus birden altıya kadar değişen sosyal katmanlara göre sınıflandırılır. Bir en fakir olma ve altı en zengin olma.
  • Onun ruhsal yapısını hesaba katman lazım.

Diğer dillerde Katman anlamı nedir?

İngilizce'de Katman ne demek? : n. layer, bed, stratum, deposit, sheet, sphere, stage, system

Fransızca'da Katman : couche [la], lit [la], strate [la], étage [le]

Almanca'da Katman : Schicht

Rusça'da Katman : n. слой (M), пласт (M), прослойка (F), залегание (N), залежь (F), ярус (M)