Kavuşma nedir, Kavuşma ne demek

  • Kavuşmak işi, buluşma, telaki
  • Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.

"Kavuşma" ile ilgili cümleler

  • "Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik." - B. Felek

Zooloji alanındaki anlamı:

[Bakınız: birleşme]

Osmanlıca Kavuşma ne demek? Kavuşma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

içtimâ'

Kavuşma kısaca anlamı, tanımı:

Kavuşmak : Güneş batmak. Katılmak. Bir araya gelmek, birleşmek. Varmak, ulaşmak. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek. Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek.

Açıklığa kavuşmak : Bir konu veya sorun aydınlanmak, kapalılıktan kurtarılmak, anlaşılır duruma getirilmek.

Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur : "ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler" anlamında kullanılan bir söz.

Gün kavuşmak : Güneş batmak, akşam olmak.

Rahata kavuşmak : Rahatlamak.

Buluşma : Buluşmak işi.

Telaki : Buluşma, kavuşma.

Mantar : Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Hayvanların burun ucu. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Mantar hastalığı.

 

Yosun : Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.

Sınıf : Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Derslik. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Birey : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert.

 

Kavuşma devri : (astronomi)

Kavuşma kanalı : (botanik)

Kavuşma konumu : Güneş'le herhangi bir gezegenin, Güneş'le Ay'ın Yer'e göre aynı hizada ve aynı yanda (uzanım 0°) bulunduğu konum. (bk. şekil K.31)

Kavuşmaz : Bir eğrinin, değişkeni sonsuza doğru giderken yaklaştığı erey doğru. Bir eğriye yaklaşarak giden, ancak onunla sonlu bir uzaklık içinde kesişemeyen doğru. Bir eğriye sonsuzda teğet olan başka bir eğri.

Kavuşmaz dağılım : (Kuramsal istatistik) Bir değiştirgeye bağlı olan sıklık ya da olasılık dağılımının, bu değiştirge sonsuza yaklaştığında elde edilen biçimi.

Kavuşmaz etkin kestirici : (Kuramsal istatistik) Büyüklüğü sonsuza yaklaşan örneklemler için etkin olan kestirici.

Kavuşmaz etkinlik : Örneklem büyüklüğü sonsuza yaklaştığında, bir kestiricinin etkinliği.

Kavuşmaz olağanlık : Bir n değiştirgesine bağlı herhangi bir dağılımın, n değiştirgesi sonsuza yaklaştığında olağan dağılıma yaklaşması.

Kavuşmaz ölçünlü yanılgı : Örneklem büyüklüğü sonsuza yaklaştığında, bir örneklemdeğerin ölçünlü yanılgısı.

Kavuşmaz yansız kestirici : (Kuramsal istatistik) Büyüklüğü sonsuza yaklaşan örneklemler için yansız olan kestirici.

Kavuşma ile ilgili Cümleler

  • Yeni konserve açacağım eskisinden daha sağlam, böylece umarım bezelyelerime kavuşmak artık 2 dakikamı almayacak.
  • Sana paraya kavuşmanın bir yolunu bulacağım.
  • Ruhun huzura kavuşmasına, düşünceyi durdurmaktan daha fazla katkı sağlayacak bir şey yoktur.
  • O, şöhrete kavuşmaya cesaret edemiyor.
  • Jale her zaman uzun boylu, esmer ve yakışıklı bir adama kavuşmanın hayalini kurdu.

Diğer dillerde Kavuşma anlamı nedir?

İngilizce'de Kavuşma ne demek? : n. coming together, union, convergence, convergency, synod