Kaydırak nedir, Kaydırak ne demek
- Yassı, kaygan çakıl.
- Çocukların böyle bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun.
- Çocuk bahçelerinde çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı.
- Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer

Yerel Türkçe anlamı:
Tomrukların, dağdan kolay taşınması için kaydırıldığı yüksek yer.
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
[Bakınız: yassı çakıl]
Osmanlıca Kaydırak ne demek? Kaydırak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
gayt
Kaydırak hakkında bilgiler
Kaydırak, genel olarak çocuk bahçesi, park, anaokulu ve okul bahçelerine sabit kurulan ve çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. Merdivenle çıkılarak kayılan kısım düşmeyi önlemek için yanları yukarı kıvrık ya da üstü tamamen kapalıdır. Kayma yerleri genel olarak plastik ya da metaldir.
Toboggan denen kızak türüne benzediğinden kimi dillerde aynı adla anılırlar: Fransızca (toboggan), İspanyolca (tobogán), Sırpça (тобоган)
Charles Wicksteed tarafından bulunan kaydırak ilk kez 1922 yılında İngiltere'de Wicksteed Park'a kurulmuştur.
Kaydırak kısaca anlamı, tanımı:
Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
Oyun : Kumar. Hile, düzen, desise, entrika. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
Çocuk : Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Küçük yaştaki erkek veya kız. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
Bahçe : Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri. Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer.
Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
Su kaydırağı : Su parklarında, su ile çalışan ve kayılarak bir havuza düşme temeline dayanan oyuncakların genel adı.
Yassı : Yayvan ve düz.
Kaygan : Islak veya düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan veya üzerinde kayılan, zıypak.
Çakıl : Çakıl taşı.
Ayak : Halk edebiyatında uyak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Göl ayağı. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Basamak. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Bacak.
Tomruk : Tutukevi. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi. Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti.
Kola : Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolalama. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.
Taşınma : Taşınmak işi.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
Diğer dillerde Kaydırak anlamı nedir?
İngilizce'de Kaydırak ne demek? : flat round stone; hopscotch; (oyun aracy) slide
Fransızca'da Kaydırak : palet [le], toboggan [le]
Almanca'da Kaydırak : Rutschbahn

Bu kısımda Kaydırak nedir? Kaydırak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaydırak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaydırak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.