Kazıma nedir, Kazıma ne demek

  • Kazımak işi.
  • Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj

Yerel Türkçe anlamı:

Sığırların zayıflıktan dil uçlarında ve vücutlarında siyah benekler çıkarak belli olan bir hastalık.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ayakkabı altındaki dikiş oyuğu. (*Aksaray -Niğde)

İngilizce'de Kazıma ne demek? Kazıma ingilizcesi nedir?:

scrape, scraping

Fransızca'da Kazıma ne demek?:

raclement, curtage, grattage

Kazıma anlamı, kısaca tanımı:

Kazıma resim : Ağaç, metal veya taş bir yüzeye ayrı katlar hâlinde değişik renkli boyalar sürüldükten sonra, üstteki katları yer yer kazıyarak alttaki renklerden yararlanma tekniği, gravür. Bu teknikle yapılmış olan resim, gravür.

Kazım : Kazma işi.

Kazı : Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması. Hak. Bir yeri kazma işi, hafriyat.

Kazımak : Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak. Tıraş etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek.

 

Mühür kazımak : Bir metal üzerine, bir kimsenin, bir kuruluşun adını, unvanını ters olarak kazımak.

Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.

Boşluk : Boş olan yer. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu.

Yabancı : Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Kürtaj : Döl yatağının içini kazıyıp cenini alma işi.

Kazıma bıçağı : (Resim) Oymabaskıda maden plakları çizme ve kazınmış yerleri düzletme işinde kullanılan çok keskin çelik bıçak.

Diğer dillerde Kazıma anlamı nedir?

İngilizce'de Kazıma ne demek? : n. scratching, scraping, erasion, scrape, scarification

Fransızca'da Kazıma : creusage [le], grattage [le], abrasion [la], raclement [le], curettage [le]

Rusça'da Kazıma : n. выскабливание (N)