Kemankeş nedir, Kemankeş ne demek

Kemankeş; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Okçu

"Kemankeş" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kimi yayı öptü, kimi fırlattı / En er kemankeşe yetti üç atım" - Y. K. Beyatlı

Kemankeş hakkında bilgiler

Kemankeşlik; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılmış olan bir okçuluk sporudur.

Osmanlı İmparatorluğunda okçuluk Orta Asya Türkleri'nden gelmiştir. Osmanlı kemankeşlik sporu yüzyıllardır adını çok bilmediğimiz büyük kemankeşlerin (Bosna'lı Şüca, Havandelen Solak Bali, Tozkoparan İskender vs.) çıkmasını sağlamıştır. Bu sporcuların kimilerinin menzil atışları 1275 gez (800-850 metre) mesafeler ile kırılması güç rekorlara imza atmışlardır. Osmanlı kemankeşleri pir olarak Sahabe'den Ebu Vakkas'ı sayarlar.

Kemankeş kısaca anlamı, tanımı:

Keman : Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz. Yay.

Okçu : Okçuluk sporunu yapan kimse, kemankeş. Ok yapan veya satan kimse.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Dönem : Yarıyıl. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.

 

Okçuluk : Okçu olma durumu, kemankeşlik. Ok yapma veya satma işi. Ok ve yay kullanılarak yapılmış olan spor.

Spor : Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Kullanışı rahat, kolay olan. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

Orta : Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Ne uzun ne kısa, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Orantı. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur.