Keratitis parenkimatoza nedir, Keratitis parenkimatoza ne demek

Keratitis parenkimatoza; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Korneanın orta ve derin katları arasında akyuvar infiltrasyonu sonucu, beyazımsı - gri sarımsı bir renk biçimlenmesi ve çevreden merkeze doğru kılcal damar üremesiyle belirgin kornea yangısı.

Keratitis parenkimatoza kısaca anlamı, tanımı

Kera : Ocağın temel taşı. Bir çeşit turfanda armut. Ucu çengelli çoban değneği. Kere, defa

Kerat : Aşağılık, iğrenç kişi.

Keratit : Kornea iltihabı.

Keratitis : Kornea yangısı.

Parenkim : Dağınık bir biçimde organize olmuş hücre ve iplikçik kitlesi. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu. Organın esas veya işlevsel elemanları.

Parenkima : İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Özek dokusu, parankima. Yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.Bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima.

 

Pare : Parça, kısım. Tane, adet.

Kornea yangısı : Bakteriyel, viral, septisemik, fiziksel darbe veya alerjik nedenlerle oluşan, ödem ve bunu izleyen lökosit eksudasyonuyla başlayan korneanın tüm katlarının yangısı, keratitis, hlk. ak düşmesi, sarı su indirme. Yangının şiddetine göre kornea saydamlığını kaybederek renk değişikliğine uğrar.

Kılcal damar : Dokulardaki atardamarların son dallarını, toplardamarların ilk dallarına birleştiren ince damar.

İnfiltrasyon : Doku veya organda bulunmaması gereken hücre, ödem sıvısı veya herhangi bir materyalin birikmesi, yayılması veya normalden fazla bulunması. Süzme veya süzülme. Dokuya sızan veya toplanan madde.

Biçimlenme : Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

Beyazımsı : Rengi beyazı andıran, beyaza benzeyen, beyaz gibi, beyazımtırak.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Akyuvar : Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

Sarımsı : Rengi sarıyı andıran, sarıya benzeyen, sarımtırak.

Kornea : Saydam tabaka.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Akyuva : Afyon kenti, Şuhut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Diğer dillerde Keratitis parenkimatoza anlamı nedir?

İngilizce'de Keratitis parenkimatoza ne demek ? : keratitis parenchytmatosa