Keses nedir, Keses ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Baştaki kepek.
Keses ile ilgili Cümleler
- Böylece Tecirlilerin yanına varan bir hoca, kesesini pek çok doldururmuş.
- Bunda benim keseme bir girecek yok ki sana yalan söyleyeyim.
- Safra kesesi safra üretir.
- Berbat safra kesesi ameliyatından sonra, hasta hem mecazi olarak hem de kelimenin tam anlamıyla, safra ile doluydu.
- Safra kesesi karaciğere bitişik bulunur.
Keses ile ilgili Atasözü veya Deyim
eli cebine (veya cüzdanına veya kesesine) gitmemek (veya varmamak) : çok cimri olmak.
kesesi elvermemek : bütçesi elverişli olmamak.
kesesine bir şey girmemek : bir yarar veya çıkar sağlamamak.
kesesine göre : parasına, mali imkânlarına göre.
kesesine güvenmek : parasına güvenmek.
kesesini doldurmak : fırsatlardan yararlanarak para kazanıp zengin olmak.
Keses kısaca anlamı, tanımı
Kese : Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez
Amniyon kesesi : Amniyon.
Atlarda hava kesesi yangısı : Atlarda solunum sistemi enfeksiyonlarının yayılması sonucu biçimlenen divertikülüm tuba auditivaların yangısı. Kranyal sinirlere, damarlara, komşu kemiklere, orta kulağa, beyin ve atlantooksipital eklemlere yayılabilir.
Bağırsak kesesi : Bağırsak mukozasının, kas tabakasından fıtıklaşması sonucu oluşan kese tarzında yapı.
Cerahat kesesi : Çıban.
Çiftleşme kesesi : Çeşitli erkek hayvanların üreme sistemlerinde bulunan ve olgunlaşan spermlerin, çiftleşmeden önce, geçici olarak bırakıldıkları kese. Çeşitli erkek hayvanların üreme sisteminde bulunan ve olgunlaşan spermlerin, çiftleşmeden önce geçici olarak bırakıldıkları kese. Bazı nematod gruplarının erkeklerinde bulunan, özellikle Strongilid nematodlarda iyi gelişmiş, çiftleşme sırasında erkeğin dişiyi kavramasını sağlayan lob biçiminde bir organel. (bursa copulatrix),Çeşitli hayvanların üreme sistemlerinde raslanan ve spermaların çiftleşme sırasında geçici olarak bırakıldıkları bir kese.
Ekinokok kesesi : Köpek tenyasının, arakonakçı gövdesinde, hemen bütün dokulara yerleşip gelişebilen kurtçuğu; idatik kist, kesekurdu, kirpibaş.
Fabricius kesesi : Kuşlarda son bağırsak ve kloakın birleştiği yere bağlı olarak bulunan ve B lenfositlerinin olgunlaştığı organ. Diğer omurgalılarda B lenfositleri kemik iliğinde farklılaşır ve olgunlaşırlar. B lenfosit kemik iliği (bone marrow) ve bursa fabricius kelimesinden gelmektedir. Bursa fabricius.
Fırlatma kesesi : Bazı böceklerde spermleri vas deferens'ten fırlatma kanalı ile penise pompalayan kese. Ejakulator kesesi. Kimi böceklerde spermleri Vas deferensten fırlatma kanalıyla penise pompalayan kese.
Gaz kesesi : Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı. Yüzme kesesi. Hava kesesi.
Gözyaşı kesesi çukuru : Gözyaşı kemiğinin göz çukuru yüzünde ve kenarına yakın olarak yer alan (domuzda bunun yerine iki adet forr. lacrimalia vardır) huni biçimindeki çukur, fossa saksi lakrimalis.
Hava kesesi empiyemi : Atlarda, genellikle orta kulak veya boğaz bölgesindeki yangıların bir uzantısı olarak östaki borusunun altında kör kese görünümündeki hava keselerinde irin birikimi, hava kesesi empiyemi. Kronik seyirlidir ve genellikle streptekoklar tarafından oluşturulur.
Hava kesesi mantar hastalığı : Atlarda hava keselerinin mantar etkenlerine ilgili, genellikle fibrinli veya fibrinli-nekrotik karakterde yangısı, hava kesesi mikozisi. Burun kanamasına neden olabilir.
Hava kesesi mikozisi : Hava kesesi mantar hastalığı.
Hava kesesi timpanisi : Genç atlarda hava keselerinde hava toplanması. Östaki borusundaki nazofarenks deliğinin kapak hareketinden kaynaklanır.
Hava kesesi yangısı : Kanatlılarda, genellikle Mycoplasma gallisepticum tarafından oluşturulan, solunum sistemi enfeksiyonlarının seyri sırasında oluşan ve hava keselerinde kazeöz eksudatın varlığıyla belirgin patolojik değişim, airsakkulitis. Maymunlarda solunum güçlüğü, öksürük ve çene altı ödemiyle belirgin, birçok bakteriyel etkene bağlı olarak biçimlenebilen, hava keselerinde oluşan vücut reaksiyonu. Atlarda hava kesesi yangısı.
Hazne kesesi : Sabana bulaşan çamurları kazımak için üvendirenin ucuna takılan demir araç.
Hindilerin hava kesesi enfeksiyonu : Hindilerde Mycoplasma meleagridisin neden olduğu, hava kesesi yangısı, osteodistrofi, boyunda büküklük, birincil kanat tüylerinde anomaliler ve damızlık hindilerde kuluçka oranında düşüşle belirgin bulaşıcı hastalık.
İrin kesesi : Çıban.
Kesesiz : Kesesi olmayan.
Kolon kesesi : Atgillerde ve domuzda kalın bağırsaklarda iki plica spiralis arasındaki dışa doğru keselenme, haustra koli.
Koryon kesesi : Embriyoda amniyon, vitellus ve allantoyis keselerini içerisinde bulunduran embriyo dışı bir kese.
Kuluçka kesesi : Embriyoları ya da yumurtaları taşıyan kese. İnkübasyon kesesi.
Mısır kesesi : Altı yüz kuruş değerinde bir para ölçeği.
Mürekkep kesesi : Mürekkep balığı gibi kafadan ayaklı yumuşakçalarda savunmaya yarayan kara bir madde salgılayan kese. Mürekkep balığı gibi kafadan ayaklı yumuşakçalarda savunmaya yarayan siyah bir madde salgılayan kese. Kafadan-ayaklılarda savunmaya yarayan kara bir madde salan bir kese.
Omentum kesesi : Omentum majus'un lamina parietalis'i ile lamina visceralis'i arasında oluşan boşluk, bursa omentalis.
Para kesesi : Hacivat ile Karagöz arasındaki atışmalı konuşma. Bu konuşmada para kesesi sözcüğü üzerinde çeşitlemelere gidilir.
Polen kesesi : Anter içindeki polen tanelerinin oluşturduğu kese. Mikrosporları oluşturan yapı, mikrosporangiyum.
Poli kesesi : Derisi dikenlilerde, halka kanallarla bağlı olan armut biçiminde küçük keseler. (G. S. Poli: İtalyan Tabii Bilimler bilgini), Derisidikenlilerde çember kanallarla bağlı olan armut biçimi küçük keseler.
Saefftigen kesesi : Erkek akantosefalaların arka ucunun yakınında bulunan ve bursa kopulatriksin fonksiyonlarına yardımcı olan sıvıyı içeren kassal kese.
Safra kesesi felci : Safra kesesinde kas işlevlerinin kaybolması.
Safra kesesi kanalı : Safra kesesiyle ductus hepaticus communis arasında seyreden kanal, duktus sistikus.
Safra kesesi yangısı : Çeşitli nedenlerle safra kesesi yangısı, kolesistitis.
Ses kesesi : Bazı amfibyumlarda ağız boşluğunun ses çıkarmaya yarayan uzantısı.
Sıpır kesesi : Bez çanta.
Sirrus kesesi : Trematod ve sestodlarda sirrus, ejakulatör kanal ve internal vesikula seminalisin içerisinde bulunduğu kassal kese.
Solungaç kesesi : Taşemenlerde bulunan, solungaçları kapsayan ve dışarısı ile bağlı olan keseler. Bütün kordalı embriyolarında yutağın yan duvarlarından dışa gelişen keseler olup balık ve amfibyumlarda solungaç yarıklarına gelişir. Gömleklilerde duvarlarının üzerindeki yarıklar aracılığıyla solungaç görevi yapan sindirim kanalının genişlemiş yutak parçası. Myxiniformes ve Petromyzontiformeslerde dış ortam ve ağız boşluğuyla bağlantılı olan, solungaçların bulunduğu keseler. Gömleklilerde, sindirim kanalının genişlemiş yutak parçası olup damarlı duvarlarının üzerindeki yarıklar araciyle solungaç görevini görür.
Sölom kesesi : Halkalı solucanlarda her segmentte sölom epiteli ile çevrili, dışta vücut duvarını astarlayan, içte sindirim kanalını çeviren iki kese şeklindeki yapı. Halkalı solucanlarda her segmentte sölom epiteliyle çevrili, dışta vücut duvarını astarlayan, içte sindirim kanalını çeviren iki kese biçimindeki yapı. Sölomu çevreleyen örtü olup dıştan vücut duvarını astarlıyan ve ve içten bağırsağı çeviren 2 kattan yapılmıştır.
Sperma kesesi : Erkek hayvanda bulunan ve gelişmelerini tamamlayan spermlerin geçici olarak depo edildiği kese. (vesicula seminalis),Erkek hayvanda bulunan ve spermaların, gelişmelerini tamamladıktan sonra, geçici olarak depo edildikleri bir kese.
Tütün kesesi : Kadife ya da ipekten yapılmış çevresi sırma saçaklı, ağzı büzmeli kese.
Tütün kesesi ağzı dikişi : Özellikle rektum prolapsuslarında organın tekrar dışarıya çıkmaması amacıyla ipek iplik veya katgütle belirli aralıklarla dairesel olarak uygulanan dikiş.
Viral yüzme kesesi yangısı : Çeşitli balık türlerinde özellikle sazanlarda, Rhabdoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, yüzme kesesinin yangılanması, karında sıvı toplanması ve vücudun çeşitli yerlerinde hemorajilerin oluşmasıyla karakterize bulaşıcı viral bir hastalık.
Vitellus kesesi : Yüksek yapılı omurgalı hayvanlarda embriyoya bağlı ve içinde vitellus bulunan, besinin bir kanal aracılığı ile gelişen embriyoya aktarıldığı bir kese. Yüksek yapılı omurgalı hayvanlarda embriyoya bağlı ve içinde vitellüs bulunan, besinin bir kanal aracılığıyla gelişen embriyoya aktarıldığı bir kese. İç yüzeyi endoderm katmanı tarafından çevrelenen ve boşluğunda endoderm hücrelerinin salgısından oluşan bir sıvı bulunan, fetal zarların biçimlenen ilk kesesi, sakkus vitellinus. Bağırsak gelişimine paralel olarak bu kese küçülür.
Vitellüs kesesi : Embriyona bağlı ve içinde vitellüs bulunan bir kese olup bir kanal araciyle gelişen embriyona besin sağlar.
Yumurta kesesi : Bir balığın yumurtalarını çevreleyen zar. Larvaların beslenmesi için gerekli yumurta sarısını içeren kese. Döllenmiş yumurtada blastula evresinden sonra meydana gelen blastosistin ortasında oluşan besin maddelerinden zengin sıvıyla dolu boşluk.
Yumurtalık kesesi : Yumurtalık cebi, Lig. ovarii proprium ile mesosalpinx arasında oluşan kese, bursa ovarika.
Döl kesesi : İçinde embriyo veya fetüsün bulunduğu amniyon sıvısı ile dolu boşluğu çeviren zar, amniyon.
Göz kesesi : Gözlerin hemen altında derinin ve kasların bozulması sonucu oluşan şişkinlik.
Hamam kesesi : Hamamda kiri çıkarmak için kullanılan kıldan veya kenevirden örülmüş, ele geçirilebilen kese.
Hava kesesi : Balıkların aşağı ve yukarı inip çıkmalarını sağlayan, hava ile dolup boşalan kese. Kuşlarda vücudun çeşitli yerlerinde bulunan ve akciğere bağlı olan boşluklar. Birçok böcekte trake boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler.
İdrar kesesi : İdrar torbası.
İşitme kesesi : Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlardan, işitme taşını içinde bulunduran akışkan sıvılı organ, otosist.
Öd kesesi : Safra kesesi.
Reçine kesesi : Bazı açık tohumlular ile benzerlerinde bulunan ve reçineli maddelerin birikmesine yarayan küçük kese.
Safra kesesi : Karaciğere yapışık, armut biçiminde, safra salgılayan küçük organ, öd kesesi.
Spor kesesi : Çiçeksiz bitkilerde, içinde sporların bulunduğu küçük kese.
Su kesesi : Su bitkilerinde içi hava ile dolu bölüm.
Yağ kesesi : Vücudun değişik yerlerinde oluşan beze.
Yüzme kesesi : Balıklarda, iç organların üzerinde bulunan ve su içinde balığın dengede durmasını sağlayan tek veya iki bölmeli balon biçiminde organ.
Diğer dillerde Kesenlik anlamı nedir?
İngilizce'de Kesenlik ne demek ? : secant

Bu kısımda Keses nedir? Keses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Keses tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Keses hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.