Koltukçu nedir, Koltukçu ne demek

  • Koltuk yapan ya da satan kimse.
  • Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse.
  • Eski ev eşyası alıp satan kimse.
  • Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse
  • Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse.
  • Koltuk meyhanesi işleten kimse.

"Koltukçu" ile ilgili cümle

  • "Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler." - M. Ş. Esendal

Koltukçu anlamı, kısaca tanımı:

Koltuk : Kenar, tenha yer. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Koltuklama veya koltuklanma. Genelev. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni. Yüksek mevki, makam. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Yapıcılıkta yan destek. Kayırma, destek.

Koltukçuluk : Yüze karşı övmeyi huy edinme. Koltukçunun yaptığı iş.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Meyhane : İçki satılan ve içilen yer, içki yeri. Kabare.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke.

 

Elbise : Giysi.

Sokak : İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol.

Düğün : Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören. Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Diğer dillerde Koltukçu anlamı nedir?

İngilizce'de Koltukçu ne demek? : n. upholsterer