Konjugatif plazmit nedir, Konjugatif plazmit ne demek

Konjugatif plazmit; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sex pilus genlerini taşıyan ve kendi kopyasını konjugasyon sırasında diğer bakteriye transfer eden plazmid.

Konjugatif plazmit anlamı, tanımı

Konjugat : Eşli, eşit iki parçadan oluşan. İmmunoflouresan veya immünoperoksidaz boya yöntemlerinde olduğu üzere, antijenin tespiti için floresan veya enzim gibi bir belirteç proteiniyle birleştirilmiş antikor molekülünün antijenle birleştirilmesi

Plazmit : Bakterilerde bulunan, bir bakteriden diğerine konjugasyon ve transdüksiyonla aktarılan, kendi kendine çoğalabilen, ekstrakromozomal genetik öge. Bakteri hücrelerinde bulunan ekstrakromozomal, bağımsız olarak kopyalanan, doğal işlevi konakçı hücreye antibiyotik direnci sağlamak olan küçük dairesel DNA molekülü. Bakteri ve bira mayasında kromozom dışında bulunan, dölden döle tipik sayısını muhafaza eden, antibiyotik dirençliliği genlerini bulunduran, kendini eşleme yeteneğinde olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarımında vektör olarak kullanılan, çift iplikli, halkasal DNA.

Konjugasyon : [Bakınız: birleşme]. Doymamışlık merkezlerinin birbirine bağlanması. Proteinler gibi büyük moleküllerin diğer bileşiklerle birleşmesi. Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. Bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla DNA değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç.

 

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Genler : Kendileri.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Pilus : Bakterinin zemine veya besine yapışmasını sağlayan ya da konjugasyon esnasında DNA aktarımını sağlayan iplik şeklinde uzantıları. Bazı bitkilerin üzerini kaplayan ince kıl şeklindeki silindirik yapıların her biri. Fimbriya. Kıl, saç. Bakteri yüzeyinden dışarı doğru uzanan proteinden oluşmuş bakterinin yüzeylere yapışmasını ve DNA’nın bir bakteriden diğerine aktarılmasını sağlayan ince, kısa, saçsı uzantılar, fimbriya.

 

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Genle : Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Kopya : Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Kend : Kasaba, şehir.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Konjugatif plazmit anlamı nedir?

İngilizce'de Konjugatif plazmit ne demek ? : conjugative plasmide