Konuşu nedir, Konuşu ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Komşu

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: konşu]

Bilimsel terim anlamı:

Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma.

İngilizce'de Konuşu ne demek? Konuşu ingilizcesi nedir?:

conversation

Konuşu kısaca anlamı, tanımı:

Konuş : Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi. Konum. Konma işi.

Konuşucu : Konuşmacı. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse.

Konuşulma : Konuşulmak işi.

Konuşulmak : Konuşma işine konu olmak. Konuşma işi yapılmak.

Ağzı olan konuşuyor : "konuyla ilgisi olmayan, bilir bilmez herkesin söyleyecek sözü var" anlamında kullanılan bir söz.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

İncelemek : Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenli bir biçimde anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek.

Siyasi : Siyasal. Siyasetçi, politikacı.

Ekonomik : En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Kolay kullanılabilen. Az masraflı, hesaplı, iktisadi.

 

Diplomatik : Diplomasi ile ilgili.

Tartışmak : Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak.

Konuşuk : Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı

Konuşukluk : Dostluk, ahbaplık.

Konuşulan dil : Bak. Dil. Yazınsal olmayan, bir toplumun çoğunluğunun konuştuğu günlük, akıcı konuşma biçimi. Kitabî olmayan, süzsüz, doğal, akıcı konuşma biçimi.

Konuşumluk : Telefonla bir konuşma süresi miktarı.

Konuşuş : Konuşma işi. İlgili cümle: "“Bir insanın konuşuşuna, seçtiği sözcüklere çok dikkat ederim.”" N. Meriç.

Konuşuverme : Konuşuvermek işi.

Konuşuvermek : Ansızın konuşmak.

Konuşu ile ilgili Cümleler

  • Konuşulmadıkça asla konuşmaz.
  • Merhaba! Kiminle konuşuyorum? Beni tanımıyor musun? Ben, Aldo!
  • Ali ne kadar iyi Fransızca konuşuyor?
  • Konuşurduk ben hatalarımı söylerdim fikirlerimi de söylerdim siz de söyleyebilirdiniz belki katıldığınız noktalar olurdu belki olmazdı aynı durum benim için de geçerli olurdu.
  • Ali nasıl Fransızca konuşulacağını bilmediğini söyledi.
  • Kendi kendine mi konuşuyorsun?
  • Polanyaca konuşur musun?
  • Konuşulmayacak kadar aptalca olan bir şey şarkı şeklinde söylenir.
  • Konuşurken bana müdahale etme!
  • Konuşulduğunuz zaman konuşun.
  • Amerika'ya getirildikten sonra babam İngilizceyi akıcı şekilde konuşuyor.
  • Konuşulan Fransızcayla yazılan Fransızcadan daha çok ilgileniyorum.
  • Konuşulan İngilizceye büyük önem verdi.
  • Bazı insanlar onlarla konuşulmadıkça nadiren konuşurlar.
 

Diğer dillerde Konuşu anlamı nedir?

İngilizce'de Konuşu ne demek? : [konu] n. subject, matter, point, issue, theme, topic, affair, argument, business, head, heading, res, shebang, subject matter, text, thing