Konut nedir, Konut ne demek

Konut; mantık, matematik alanlarında kullanılan bir terimdir.

  • İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh.
  • Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi

"Konut" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kimsenin konutuna dokunulamaz." - Anayasa

Felsefi anlamı:

Kuramsal olarak kanıtlanamayan, ama düşünce gidişinde varsayım olarak zorunlukla geçerli sayılan önerme. (Apaçık olan -> belitten ayrı.) // Kant'ta, özgürlük, Tanrı ve ölümsüzlük salt kılgılı usun konutlarıdır; bunlar us ideleri olmak bakımından gerçi kuramsal olarak tanıtlanamazlar, ama önsel-salt olarak geçen bir kılgılı us yasasına (ahlak yasası) ayrılmaz bir biçimde bağlı olmakla geçerli sayılırlar.

(Modern matematikte) Varsayım olarak konmuş bir ya da daha çok önermelerden kalkarak, bunlardan mantıksal sonuçlar çıkaran varsayımsal-tümdengelimli bir dizgedeki (Axiomatik) konutlara da belit denir.

Hukuki terim anlamı:

mesken.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: konakçı]

Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer.

 

Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak.

İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer

[Bakınız: koyut]

İngilizce'de Konut ne demek? Konut ingilizcesi nedir?:

dwelling, postulate, residential building, lodging, flat

Osmanlıca Konut ne demek? Konut Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mevzûa

Konut anlamı, tanımı:

Konut belgesi : Yerleşim belgesi.

Konut dokunulmazlığı : Belli hukuki şartların dışında, kişilere ait konutlara girilememesi, arama yapılamaması ve eşyaya el konulamaması hakkı.

Konut fonu : Toplu konut yapımı için devletçe oluşturulan fon.

Konut kredisi : Konut almak için banka vb. kurumlardan belli bir vadeye yayılmış olarak ödünç alınan para.

Prefabrik konut : Duvar, kapı, pencere ve diğer elemanları fabrikasyon olarak üretilen ve konutun yapılacağı beton platform üzerine monte edilen konut.

Saray konut : Kendine ait güvenliği bulunan, içinde yaşayanlara özel hizmetler sunulan, her türlü ihtiyacın karşılandığı özel konut, rezidans.

Sosyal konut : Dar gelirliler için özel olarak yapılmış, sağlığa uygun ucuz konut.

 

Toplu konut : Önceden planlanmış belli bir yerleşim bölgesinde, vatandaşa devletin açtığı kredi yardımları ve katkılarıyla oluşturulan yapılar bütünü.

Konutlanmak : Konut sahibi olmak.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Apartman : Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı.

Mesken : Konut.

İkamet : Bir yerde oturma, eğleşme.

Nokta : Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Sınır, derece, radde. Nöbetçi bulunan yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Orta nokta. Yer. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.

Paralel : Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi.

Konut açığı : Konut birimleri sayısının, konut gereksinmesi duyan ev halkı birimlerinin istemde bulundukları konut birimlerinin sayısından az olması durumu.

Konut araştırması : Bir ülkede ya da kentte, bilimsel amaçlarla ya da saptanacak yöneltilere yardımcı olmak üzere, konut birimlerinin ya da konutların oluşturduğu oturma alanlarının büyüklük, sayı, kullanım kolaylıkları, tutmalık, iyelik, vb. yönlerden incelemeye konu yapılması.

Konut birimi : Alan örnekleme tasarımlarında ilk örnekleme birimlerini oluşturan en küçük yaşam alanlarından her biri. bk. alan olasılık örneklemesi.

Konut birleşkesi : Üyelerinin konut gereksinmesini, bireysel yarışma ve kazanç güdüsünün etkilerinden kurtararak, karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma ile gerçekleştirmeyi amaçlayan toplumsal örgüt.

Konut bunalımı : Yeter sayıda ve nitelikte konut birimi üretilemediğinden kimilerinin barınma gereksinmelerini karşılamada büyük güçlükle karşılaşmalarının yaygınlaşarak bir toplumsal sorun oluşturması.

Konut dengesi : Ev halkı sayısı ile konut birimi sayısının eşitliği ya da birbirine yakın olması durumu. Ev halkının büyüklük ya da küçüklüğü ile konut biçimleri arasında uygunluk.

Konut derneği : Konut yöneltisine ilişkin görüşler belirten, eleştiriler yapan, konut tasarılarının uygulanmasında uygulayımsal ve akçal yardımlar sağlayan, konut yasalarını geliştirmeye yardımcı olan, kazanç amacı bulunmayan bir yurttaş örgütü. İngiltere'de kazanç amacı gütmeksizin, üyelerine konut sağlayan ya da konutların iyileştirilmesini amaçlayan tüzel kişilik, ya da ortaklık.

Konut gereksinmesi : Her ev halkını, en küçük ölçünlerle de barındırabilmek için gerekli olan konut birimi sayısı ile, belli bir anda toplumda var olan konut birimlerinin sayısı ve niteliği arasındaki ayrım.

Konut istemi : Ailelerin, ederini ya da tutmalığını ödeme gücünde ve ödemeye istekli oldukları belli nitelikteki konut birimi sayısı.

Konut iyeliği : Bir ailenin, oturduğu konutun iyesi olmasını gerektiren konutlandırma biçimi. bk. iyelik konut. Oturduğu konutun iyesi olan kişinin ya da ailenin yararlandığı yetki.

Konut ile ilgili Cümleler

  • Bu konut, gelecek hafta boşaltılmış olmalı.
  • Konut fiyatları yükselmiş.
  • Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.
  • Çoğu kişinin, konutlarının koşulları hakkında şikayet edecek bir şeyi vardır.
  • Ali bir konut aldı.
  • Yükselmiş kiralar için kısmen şiddetli konut sıkıntısı suçlanacaktır.
  • Konut durumu gelişme umudu göstermiyor.
  • Ben konutumda yalnızım.
  • Ben konutumda kalmak istiyorum.

Diğer dillerde Konut anlamı nedir?

İngilizce'de Konut ne demek? : n. housing, house, domicil, domicile, residence, abode, condo, dwelling, habitation, quarters

Fransızca'da Konut : habitation [la], demeure [la], domicile [le], asile [le], couvert [le], logement [le], résidence [la]

Almanca'da Konut : n. Behausung, Haus, Postulat, Quartier, Sitz, Unterkunft, Wohngebäude, Wohnhaus, Wohnung

Rusça'da Konut : n. жилище (N), местонахождение (N), постулат (M)

adj. жилищный