Koreg nedir, Koreg ne demek

Koreg; Tiyatro alanında kullanılan bir kelimedir.

Tiyatro'daki anlamı:

Koronun eğitim ve donatım giderlerini üzerine alan, kimi kez, koroyu sanat yönünden yöneten varlıklı Yunan vatandaşı. Yarışmalarda her yazarı bir Koreg desteklerdi. Yazar birinci olursa, Koreg'in adı da didaskalia'ya geçerdi.

Koreg tanımı, anlamı

Kore : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler gösteren bir hastalık

Koregos : Antik Yunan tiyatrosunda bugünkü yönetmen anlamında kullanılırdı; bu kişi oyunun sahne üzerindeki güzelduyusal düzeninden sorumluydu. Aynı zamanda koronun eğitimini ve donatım giderlerini yüklenirdi. Yarışmalarda her yazarı bir koreg desteklerdi. Koreg'in desteklediği yazar birinci olursa onun da adı didaskalya'ya geçerdi.

Destekler : Bacakların ve ayakların desteğiyle ortaya çıkan sağlam dizgelere verilen ad.

Didaskali : Antik Yunan tiyatrosunda yazarın oyun düzenini oyunculara açıklaması. Antik Yunan tiyatrosunda koroların hazırlanması ve çalışması. Öğreti. Antik oyunlarda yazarın oyun düzenini açıklaması. Eski Yunan Korolarının çalışması ve hazırlanması, yazarın yarışmaya soktuğu dörtlemesi, yarışmaların sonucunu belirten, yazarın, eserin, baş oyuncunun ve "Rorek" in adını sayan belge. Roma tiyatrosunda "didaskalia" ları "ediller" tutardı (bk. edil.).

 

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Yönünden : Bakımından, cihetiyle, yoliyle.

Vatandaş : Yurttaş.

Varlıklı : Zengin.

Yarışma : Yarışmak işi, müsabaka. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım. Başkalarından üstün olmaya çalışma. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Donatım : Donatma, teçhiz. Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler. Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Donatı : Teçhizat.

Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

 

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Yazar : Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Yazma özelliği olan. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Diğer dillerde Kore tavuk vebası anlamı nedir?

İngilizce'de Kore tavuk vebası ne demek ? : korean fowl plague