Kostüm nedir, Kostüm ne demek
Kostüm; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi.
- Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı.
- Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi

"Kostüm" ile ilgili cümle örnekleri
- "Arkasındaki kostümleri, manken üstünde gibi durur." - S. M. Alus
Kostüm hakkında bilgiler
Kostüm, özellikle tiyatro ve sinema gibi sanat türlerinde kıyafetlerin tümüne verilen genel addır.
Sözcük, Latince "gelenek" anlamına gelen "consuetudo" sözcüğünden, İtalyanca ve Fransızcaya 18. yüzyılda, bir sanat terimi olarak "sahnede canlandırılan dönemde giyilen geleneksel giysiler" anlamında geçmiştir. Almancada da aynı şekilde kullanılmaktadır.
Kostüm ile ilgili Cümleler
- Neden bir kostüm giymiyorsun?
- Kostüm sever misin?
- Kostümünü seviyorum.
- Cadılar Bayramı kostümün korkutucu mu yoksa sevimli mi?
- ''Kostüm sever misin?'' ''Kostümden nefret ederim!''
- Kostümünü unutma.
- ''Kostüm sever misin?'' ''Kostümleri çok severim!''
- Jale'nin yeni Cadılar Bayramı kostümünü beğeniyor musun?
- Jale kendi kostümünü dikti.
- Kostümler kırmızı, pembe, mavi ve benzeriydi.
- Jale kendi Cadılar Bayramı kostümünü hazırladı.
- Yeni Cadılar Bayramı kostümümü beğeniyor musun?
- Tom'un yeni Cadılar Bayramı kostümünü beğeniyor musun?
- Kostümünüz çok etkileyici.
Kostüm anlamı, kısaca tanımı:
Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.
Sinema : Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı.
Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.
Kıyafet : Resmî giysi. Giysi.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.
Kostümcü : Kostüm diken, hazırlayan veya satan kimse.
Kostümcülük : Kostümcünün yaptığı iş.
Kostümlü : Kostüm giymiş olan. Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen.
Kostümlük : Kostüm yapmaya elverişli.
Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.
Pantolon : Belden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek.
Yelek : Ceket altına giyilen kolsuz ve kısa giysi. Kuş kanadının büyük tüyü, telek. Okun yay kirişine takılan bölümündeki tüy.
Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma. Sözüne güvenilir, mert.
Takım : Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Sigara ağızlığı. Takım elbise. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu.
Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
Sokak : İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol.
Sanat : Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Zanaat.
Kostümsüz : Kostümü olmayan.
Diğer dillerde Kostüm anlamı nedir?
İngilizce'de Kostüm ne demek? : [Adamskostüm (das) ] n. Adam's suit, birthday suit (Slang), what one was wearing at the time of one's birth (i.e.: nothing, no clothes)
n. costume; dress of a distinctive style or period; woman's outfit; fancy dress, costume worn at a ball or masquerade
n. costume, suit, suit of clothes
Fransızca'da Kostüm : costume [le], complet [le]
Almanca'da Kostüm : n. Gewand, Kleidung, Kostüm
Rusça'da Kostüm : n. костюм (M)

Bu kısımda Kostüm nedir? Kostüm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kostüm tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kostüm hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.