Kubbealtı nedir, Kubbealtı ne demek

Kubbealtı; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı Sarayı'ndaki alan, Divanhane

Tarih'teki anlamı:

Topkapı sarayında Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek üzere toplandıkları, Ortakapıdan sonra gelen alan.

Kubbealtı hakkında bilgiler

Kubbealtı; Osmanlı Devleti'nde Sadrazam ve diğer devlet görevlileri tarafından kullanılan toplanılıp, devlet işlerinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı, Divan-ı Hümayun'a Topkapı Sarayında ayrılmış bir bölümdür.

Burada Osmanlı devlet erkânı toplanır, çoğu zaman sadrazam başkanlığında devlet meseleleri görüşülür, önemli ve taşrada halledilmemiş davalar ve elçi kabulleri yapılırdı. Divana padişah bizzat katılmaz, toplantıyı vezir-i azamın oturduğu yerin hemen üstünde bulunan ve iç tarafı Divan’dan bakıldığında görülmeyen bir kafesten takip ederdi. Divan’ın hemen yanında saray hazinesi yer alır. Aynı zamanda halkın önemli davalarına burada bakıldı.Kubbelerden oluştuğu için alt odalarına kubbealtı dendi. Hatta burada görevli vezirlere kubbealtı veziri dendi. Devlet işlerinin Bâbıâli'de görüşülmeye başlanması sonucu kubbealtı zamanla unutuldu.

 

Kubbealtı anlamı, tanımı:

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Vezir : Satrançta, her yöne gidebilen, önemce ikinci sırada gelen taş, ferz. Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse.

Devlet : Büyüklük, mevki. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Talih.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Saray : Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı. Devlet başkanı ve çevresi. Van iline bağlı ilçelerden biri. Görkemli ve gösterişli yapı. Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri.

Kubbe : Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet.

Görüşmek : Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

Divanhane : Kubbealtı. Geniş sofa.

Sadrazam : Osmanlı Devleti'nde başbakan, veziriazam, sadır.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. Yöre, yer. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Görüş : Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Görme işi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Gözle bir şeyi algılama yetisi.