Kulplu beygir nedir, Kulplu beygir ne demek

Kulplu beygir; bir spor terimidir.

  • Jimnastikte destek olarak kullanılan, gövdesinin ortasında gereğinde sökülüp takılabilen yarım halka biçiminde aralıklı iki kulpu olan araç

Kulplu beygir hakkında bilgiler

Kulplu beygir, deriyle kaplı jimnastik aleti. Yalnız erkek jimnastikçilerce kullanılan kulplu beygir muhtemelen altı erkek artistik jimnastik dalının en zorudur.

Kulplu beygirin kökeni Romalıların ata binmeyi ve attan inmeyi öğretmek amacıyla kullandıkları at biçimli ahşap alete dayanır. Bu aletle yapılmış olan yarışmalar Antik Çağdaki Olimpiyat Oyunları'nda başladı. Modern kulplu beygirdeki temel hareketleri ise Friedrich Ludwig Jahn 19. yüzyıl başlarında geliştirdi.

İlk başlarda metal bir iskeletin tahta bir gövde ve deri bir yüzeyle kaplanmasından oluşan kulplu beygir, günümüzde genellikle plastikten ve kaymayan sentetik maddenin kaplanmasıyla yapılmaktadır. Beygirin uzunluğu 160 cm, genişliği 30-36 cm, yerden yüksekliği 110-115 cm'dir. Ayak düzeninin yanı sıra ortasından tele bağlı bir çengelle yere tutturulur. Aletin ortasına 40-45 cm aralıkla yerleştirilmiş, simetrik kulplar 12 cm yüksekliğindedir. Kulplar ahşap veya metal olabileceği gibi genel olarak plastiktir. Kulplu beygirin üzerinde durduğu yer paspası 20 cm kalınlığındadır.

 

Jimnastikçi beygirin üstündeki kulplara tutunarak çeşitli gövde ve bacak hareketlerini durmaksızın gerçekleştirir. Tek ve çift bacak çemberi, düz ve ters bacak makası gibi hareketlerle beygirin ön (boyun), orta (eyer) ve arka (sağrı) bölümleri arasında gidip gelirken yönünü ve kulplu kavrayış biçimini değiştirir. Sürekli olarak bir hareketten öbürüne geçmesi ve bunları hem soldan sağa, hem de sağdan sola gerçekleştirmesi gerekir.

Kulplu beygir anlamı, kısaca tanımı:

Jimnastik : Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılmış olan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik. Erkeklerde, yer alıştırmaları, barparalel, barfiks, halkalar ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, eşit olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içeren yarışma disiplini.

Gövde : Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Bir şeyin asıl bölümü.

Orta : İyi ile kötü arasındaki durum. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Yeniçeri Ocağında tabur. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer.

 

Biçim : Tarz. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Aralık : Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Tuvalet. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Ara.

Kulp : Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Uydurma sebep, bahane. Kazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri.

Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.

Beygir : At. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at. Atlama beygiri.

Destek : Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Halka : Çember biçiminde olan. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Deri : İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Bu tabakadan yapılmış. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten.

Kaplı : Kaplanmış olan. Ciltli. Kabı olan.

Alet : Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

Kulplu beygir : Gövdesinin ortasında gereğinde sökülüp takılabilen yarım halka biçiminde aralıklı iki tutamağı bulunan cimnastik beygiri.