Kurulaşmak nedir, Kurulaşmak ne demek

  • Kuru duruma gelmek.
  • Yoksullaşmak, yozlaşmak, muhtevasızlaşmak

Kurulaşmak anlamı, kısaca tanımı:

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Yetişme. Gelmiş olan. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

Yoksullaşmak : Yoksul duruma gelmek, fakirleşmek.

Yozlaşmak : Bir şey, manevi anlamda değer yargılarını, özelliklerini ve niteliklerini yitirmek, bozulmak, dejenere olmak, özünden uzaklaşmak. Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek. Dönüşen.

Muhteva : İçerik.

Kuru : Etkisi ve sonucu olmayan. Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Akıcı olmayan, duygudan yoksun. Canlılığını yitirmiş (bitki). Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Salgısı olmayan. Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Döşenmemiş, çıplak. Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Kuru fasulye.

 

Gelmek : İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Uymak. Akmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Belli bir zamana ulaşmak. Sonuç çıkmak. Ulaşmak, varmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Dayanmak, tahammül etmek. Çıkmak, yönelmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Biriyle birlikte gitmek. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Uygun düşmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. İzlemek, takip etmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Katılmak, eklenmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Mal olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. İsabet etmek. Getirmek. Olmak, -e uğramak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Belli bir süre dolmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Türemek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Oturmaya, ziyarete gitmek. Kadar olmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar.