Kutsal nedir, Kutsal ne demek

Kutsal; bir din b. terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes.
  • Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen
  • Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan.
  • Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

"Kutsal" ile ilgili cümle

  • "Demokraside, insanın en doğal, en kutsal hakları bir pazarlık konusu olur." - N. Cumalı
  • "Aşkın kutsal tarafına inanmamı sarhoşluk belirtisi diye yorumladım." - H. E. Adıvar

Felsefi anlamı:

1-Tanrı'ya adanmış olan. 2-Tanrısal olan, bütün var olanların, yeryüzüne ilişkin olanın üstünde yükselen, ondan bütünüyle başka olan. 3-Ahlaksal yetkinliğe ulaşan, bu yolla Tanrı'ya yakınlaşan kişilerin niteliği (azizler, evliyalar, ermişler).

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir toplumda ya da bir toplumsal kümede dince yüceltilen ve "dünya işleri"nden ayrı nitelikte olduğuna, ayrı bir düzen içinde yer aldığına inanılan (şeyler).

Kutsal isminin anlamı, Kutsal ne demek:

Kız ismi olarak; Güçlü bir dinsel saygı uyandıran veya uyandırması gereken kimse. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen. Uğur getirdiğine inanılan.

İngilizce'de Kutsal ne demek? Kutsal ingilizcesi nedir?:

 

saint, holy, sacred

Kutsal hakkında bilgiler

Kutsal, güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken kabul görmüş; bozulmaması, dokunulmaması gereken, üstüne titrenilen değerlerdir. Kutsal, felsefe de Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olandır. Kişilerin manevi yönden değer verdiği, koruduğu; dinî görüş ve inançlardan oluşmaktadır.

Kutsal ile ilgili Cümleler

  • Kutsal Kitap boyunca kırk sayısının bu kullanımını bulursunuz.
  • Bu yer kutsaldı.
  • Onlar kutsal olmalı.
  • Kutsal inek!
  • Kutsal makarna!
  • Kutsal Kitabı okudun mu?
  • Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın.
  • Kutsal ağaç kutsal ağaçlığın ortasında durur.
  • İnekler Hindistan'da kutsal hayvanlar olarak düşünülür.
  • Hayvanlar Amerikan yerlileri için insanların daha kutsaldılar.
  • Renk tüm görünen şeylerin en kutsal unsurudur.
  • Hiçbir şey kutsal değil.
  • Kutsal İnek!
  • Kutsal Kuran bize, Allah'a inançlı olmayı ve her zaman doğru konuşmayı emreder.

Kutsal anlamı, tanımı:

Güçlü : Şiddeti çok olan. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili.

Saygı : Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Uyandırma : Anıları zihinde yeniden canlandırma. Uyandırmak işi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Bozulma : Bozulmak işi.

Dokunulma : Dokunulmak işi.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

 

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

Tanrısal : İlahi.

Dış kutsal : Kutsallıkla ilgisi bulunmayan, kutsallığa ne uygun ne de karşıt olan.

Kutsallaşma : Kutsallaşmak işi.

Kutsallaşmak : Kutsal duruma gelmek.

Kutsallaştırma : Kutsallaştırmak işi.

Kutsallaştırmak : Kutsal duruma getirmek, kutsamak.

Kutsallık : Kutsal olma durumu, kutsiyet, mukaddeslik.

Kutsi : Kutsal.

Mukaddes : Kutsal.

Derece : Denli, kadar. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe.

Lahut : Kutsal. Tanrı âlemi.

Kabul : Akseptans. Bir yere alınma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.

Değer : Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör.

Felsefe : Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü. Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş.

Kutsal ağaç : Çevresinde ve üzerinde birtakım dinsel uygulamalar yapılan ağaç. bk. din. krş. doğum ağacı, yaşam ağacı.

Kutsal bağlaşma : Kutsal saydıkları bir ülkü ya da inancı birlikte yürütmek için kimi devletlerin aralarında kurdukları birlik: 1684'te Hıristiyan Avusturya, Lehistan, Venedik ve Papalığın Müslüman Osmanlılara karşı; 1815'de tutucu Avusturya, Rusya ve Prusya devletlerinin Fransa ve başka devrimci güçlere karşı yaptıkları bağlaşmaların adı.

Kutsal eşyalar : Hz. Muhammet, kimi tanrı elçileri ve ululardan kalma olduğuna inanılıp Topkapı sarayı müzesinde saklı duran eşyalar: Muhammet Peygambere ait bir diş, tas, sancak, seccade, yay, âsa ve bir çift nalın; Hz. Şuayb'ın bir asası, Hz. Nuh'un tenceresi, Hz. İbrahim'in kazanı, Hz. Yunus'un gömleği, Hz. Davud'un kılıcı, Ebubekir'in seccadesi, İmam Hüseyn'in gömleği, dört halifenin sarıkları ile tesbih ve kılıçları, Cafer-i Tayyar'ın kılıcı, Halit İbn-i Zeyd'in kılıcı, Halife Osman'ın yazma bir Kuranı, Kabe'nin anahtarı, altın oluğu; ayrıca başka ululardan kalma eşya ve silâhlar.

Kutsal kemik : Kuyruk sokumu kemiği.

Kutsal kentler : Müslümanlarca kutsal tutulan Mekke ve Medine kentleri.

Kutsal kentler aşaması : Mekke ve Medine kadılığını eylemli olarak yapmamak üzere verilen bir ilmiye aşaması.

Kutsal kentler orunu : Mekke ve Medine'nin eylemli kadılığı.

Kutsal kitap bilmecesi : Halkın kutsal kitaplardan esinlenerek yarattığı bilmece türü. bk. bilmece.

Kutsal sancak : Muhammet Peygamberden kalan ve Topkapı sarayında öteki kutsal eşyalarla birlikte saklanan sancak.

Kutsal savaş : Din uğruna savaş.

Diğer dillerde Kutsal anlamı nedir?

İngilizce'de Kutsal ne demek? : adj. holy, blessed, sacred, saintly, divine, heavenly, celestial, inviolate, sacramental, sacrosanct, saint, sainted, sanctified, sanctus, solemn, venerable

pref. hiero

Fransızca'da Kutsal : sacré/e, saint/e

Almanca'da Kutsal : adj. heilig, sakral, tabu, weihevoll

Rusça'da Kutsal : adj. священный, святой