Kuvvet çifti nedir, Kuvvet çifti ne demek

Kuvvet çifti; bir fizik terimidir.

  • Birbirine paralel ters yönde ve eşit ağırlıkta iki kuvvetin oluşturduğu kuvvet takımı

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet.

İngilizce'de Kuvvet çifti ne demek? Kuvvet çifti ingilizcesi nedir?:

couple

Kuvvet çifti hakkında bilgiler

Fizik'te moment, fiziksel niceliğin mesafe ile bileşimidir. Moment'ler genellikle sabit bir referans noktasına ya da eksene göre tanımlanırlar; ilgili referans noktasından ya da ekseninden belirli bir mesafede ölçülen fiziksel nicelikleri ele alırlar. Örneğin, bir kuvvetin momenti o kuvvetin kendisinin ve bir eksenden uzaklığının çarpımıdır ve ilgili eksenin etrafında dönmeye sebep olur. İlkesel olarak, herhangi bir fiziksel nicelik, moment oluşturmak üzere bir mesafe ile bileşebilir; sıkça kullanılan nicelikler içinde kuvvetler, kütleler ve elektrik yük dağılımları bulunmaktadır.

Kuvvet çifti tanımı, anlamı:

Kuvvet : Güç. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Fiziksel güç, takat. Yetke, erk, nüfuz. Dayanıklı olma durumu. Bir ülkenin silahlı gücü. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir.

 

Kuvve : Düşünce, niyet. Yeti. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.

Çift : Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Küçük maşa veya cımbız. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).

Paralel : Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri.

Ters : Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı.

Eşit : Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse). Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi.

Ağırlık : Ağırbaşlılık. Sıkıntı. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Takı. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Yük, külfet. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Etki, baskı, güçlük. Değerli olma durumu. Sorumluluk. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Ağır olma durumu. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer.

 

Takım : Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Sigara ağızlığı. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Takım elbise. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.

Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.