Kuvvetli nedir, Kuvvetli ne demek

Kuvvetli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Kuvvetli" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Güneşin en yüksek, rüzgârın en kuvvetli olduğu an kavga azıyor." - H. E. Adıvar
  • "İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik." - R. N. Güntekin
  • "En kuvvetli inatlar ve zulmetler bile artık mukavemet edemiyor." - Ö. Seyfettin
  • "O, yalnız devrinin değil, bütün asırlar boyunca Türk edebiyatının en kuvvetli mümessillerinden biri olmuştur." - A. H. Çelebi
  • "Kuvvetli gözleri var."
  • "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli, gürbüz, yüzü, ensesi güneşten yanmış sporcu." - Ö. Seyfettin

Yerel Türkçe anlamı:

Kuvvetli, bk. kuvetli

Kuvvetli anlamı, tanımı:

Kuvvetli rüzgar : Rüzgâr çizelgesinde hızı 22-27 deniz mili olan ve kuvveti 6 ile gösterilen rüzgâr.

Çenesi kuvvetli : Çenebaz.

Güçlü kuvvetli : Maddi ve manevi bakımlardan gücü, destekçisi olan, torpili olan. Sağlığı, gücü, kuvveti yerinde olan.

Nefesi kuvvetli : Okuduğu dualar etkili olan (kimse).

Sinirleri kuvvetli : Kolayca, çabuk heyecanlanmayan veya sinirlenmeyen.

Kuvvet : Bir ülkenin silahlı gücü. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Fiziksel güç, takat. Güç. Şiddet, zor, cebir. Dayanıklı olma durumu.

 

Kuvve : Düşünce, niyet. Yeti. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.

Kuvvetlice : (kuvvetli'ce) Güçlü bir biçimde. Oldukça güçlü, kuvvetli.

Maneviyatı kuvvetli tutmak : Karşılaşılan zorluklara dayanabilmek için güçlü olabilmek.

Zorlu : Zor, güç yapılan. Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse). Güçlü, kuvvetli, şiddetli. Zorbalık yapan.

Şiddetli : Hızlı. Aşırı. Etkisi çok olan, zorlu. Aşırı bir biçimde.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Resmî iş, vazife. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Keskin : Etkili, sert. Dikkatli. Tiz (ses). Zampara. Kırıcı, incitici. Kıvrak. Hassas. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Çok kesici, iyi kesen.

 

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Saygın : Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.

Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Sağlam : Gerçek, inanılır bir temeli olan. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Güvenilir. Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış.

İyi : Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Yerinde, uygun. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Esen, sağlıklı. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yeterli, yetecek miktarda olan. Bol, çok, aşırı. Doğru olan.

Nüfuzlu : Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli. Makamı yüksek, kademesi üst.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.

Kuvvetli asit : Protonlarına ilgisi az, tamamen iyonlaşan veya protonlarını suya tamamen veren asit.

Kuvvetli asit ve bazlar : Özel bir çözücüde tamamen iyonlaşan asitler ve bazlar.

Kuvvetli baz : Sıvı çözeltide tamamen iyonlaşan baz.

Kuvvetli çekim : Belirtmesiz isim çekimi anlamdaşı.

Kuvvetli elektrolit : Bir çözelti içinde tamamen ayrışan ve Kohlrausch eşitliğine uyan elektolit.

Kuvvetli harf : Sami dillerde zayıf dedikleri sesler dışında kalan ve hiç bir değişikliğe uğramıyan seslere denir.

Kuvvetli iyot tentürü : Potasyum iyodürden 5 gr ve 7 gr iyodun 85 derecelik alkolde çözdürülmesiyle hazırlanan antiseptik özelliğe sahip renkli çözelti.

Kuvvetli normlanmış doğrusal uzay :

Kuvvetli ünlü : (Derleme., güçlü ünlü, kuvvetli vokal) Bol sesli geniş ünlü: a, o vb.

Kuvvetli vurgu : Yeğinliği çok olan vurgu.

Kuvvetli ile ilgili Cümleler

  • Ali yeterince kuvvetli değil.
  • Kuvvetli bir rüzgar vardı.
  • Ali asla kuvvetli değildi.
  • Kuvvetli yağış dışarı çıkmama izin vermedi.
  • Hangisi daha kuvvetlidir,bir kaplan mı yoksa bir aslan mı?
  • Kuvvetli bir rüzgar esiyor ve ben hızlı gidemiyorum.
  • Böyle şeyler konusunda sezgilerim kuvvetlidir.
  • Rüzgâr o kadar kuvvetliydi ki, pencereler zangırdadı.
  • Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.
  • Google daha kuvvetli!
  • Ali hayal gücü çok kuvvetli değil, değil mi?

Diğer dillerde Kuvvetli anlamı nedir?

İngilizce'de Kuvvetli ne demek? : adj. strong, powerful, vigorous, energetic, hearty, healthy, forceful, mighty, doughty, heady, intense, lusty, muscular, potent, robust, rugged, sappy, sinewed, sinewy, sound, stalwart, stout, swinging, virile, virulent

n. power, force, strength, energy, vigor, vigour [Brit.], potency, might, beef, command, dint, lustiness, main, pith, punch, robustness, sinew, stamina, vinegar, vis, zing, thews, exponent

Fransızca'da Kuvvetli : fort/e, soigné/e, robuste

Almanca'da Kuvvetli : adj. arg, energisch, geil, gewaltig, handfest, hart, heftig, herzhaft, intensiv, kernig, kräftig, kraftvoll, lautstark, markig, nachdrücklich, rüstig, stark, steif, wuchtig

Rusça'da Kuvvetli : adj. сильный, мощный, увесистый