Lama nedir, Lama ne demek

Lama; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan.
  • Tibetlilerde ve Moğollarda Buda rahibi
  • Küçük maden ya da cam şerit.

Biyoloji'deki anlamı:

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, devegiller (Camelidae) familyasından, deveden daha küçük, hörgücü olmayan, bazı bölgelerde yük hayvanı olarak kullanılan, karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen, uzun tüylü, Güney Amerika'da yaşayan bir tür.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[lamademiri]: Uzunluğu 10-40 cm. arasında değişen yassı demirden yapılma bir marangoz aracı. (*Güdül -Ankara) [lamademiri] : (*Senirkent -Isparta)

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lama glama), Çift-parmaklıklar (Artiodactyla) takımının devegiller (Camelidae) familyasından bir memeli türü. Deveden küçük olup hörgücü yoktur. Guanako'dan evcilleştirilmiştir. Yük hayvanı olarak kullanılır. Karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen tüyleri uzun ve yün gibidir. Güney Amerikada yaşar.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Deveden daha küçük, hörgücü olmayan, uzun tüylü, Güney Amerika’da yaşayan tür.

 

Bilimsel terim anlamı:

Küçük maden ya da cam şerit.

İngilizce'de Lama ne demek? Lama ingilizcesi nedir?:

lama, llama

Fransızca'da Lama ne demek?:

lama

Osmanlıca Lama ne demek? Lama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

lama

Lama anlamı, tanımı:

Dalay lama : Lamaların (II) en büyüğü.

Lamaist : Lamacı.

Lamaizm : Lamacılık.

Geviş : Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.

Güney : Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Güneş gören yer. Lodos. Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Dağlık : Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge).

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Küçük : Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz.

Maden : Bu mineralden yapılmış. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi. Uyuşturucu, esrar, eroin.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Cam : Kadeh, içki. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Pencere.

Şerit : Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Dar, uzun kıyı parçası. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası.

Lama boru askısı : Lama demirinden yapılmış boru askısı.

Lama demiri : (Mimarlık) Şerit biçiminde yapı demiri.

Lamacı : Lamacılık yanlısı olan (kimse).

Lamacılık : Budizm'in Orta Asya ve özellikle Tibet'te yaşayan biçimi. Tibet Budizmi'nde oluşan hiyerarşik düzen.

Laman : Yakışıklı.

Lamarckcılık : (anlamdaş. Lamarckizm), (j. Batı Lamarck: I744-I82 Kazanılmış karakterlerin gelecek döle geçmesi prensibine dayanan ve Lamarck adlı fransız bilgininin ileri sürdüğü bir evrim teorisi.

Lamarckçılık : Canlı bir varlığın, yaşadığı sürece örgenlerinden birini kullanmasından ya da kullanmamasından doğan değişmelerin bir kuşaktan ötekine geçtiğini savunan bir evrim kuramı.

Lamarkçılık : (biyoloji) Lamarck'ın -> dönüşümcülük öğretisi: Türlerin değişmezliği görüşüne karşı olarak , türlerin ilk biçimlerinin yavaş bir değişim geçirerek çevreye uyduğunu öne süren öğreti, bk. dönüşümcülük

Lamarkizm : Kazanılmış karakterlerin gelecek döle , geçmesi ilkesine dayanan ve J.B. Lamarck (1744-182 adlı Fransız bilgininin ileri sürdüğü ve günümüzde geçerliliğini yitirmiş bir evrim teorisi.

Lama ile ilgili Cümleler

  • O bir lama mı?
  • Onlar Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdü.

Diğer dillerde Lama anlamı nedir?

İngilizce'de Lama ne demek? : n. Buddhist monk in Tibet and Mongolia

n. lama, Buddhist monk; llama, animal which has woolly hair and is sometimes used to transport loads in the Andes

n. llama, South American mammal which has soft woolly hair and is used as a beast of burden

Fransızca'da Lama : [le] lama; lama, Budist rahip

Almanca'da Lama : n. Lama, Lama

Rusça'da Lama : n. лама (M), лама {зоол.} (F), пластинка (F)