Lay on the line türkçesi Lay on the line nedir
- Riske atılmak.
- Riske atmak.
- Riske sokmak.
- Tehlikeye sokmak.
- Para bağlanmak.
- Tehlikeye atmak.
- Riske girmek.
Lay on the line ingilizcede ne demek, Lay on the line nerede nasıl kullanılır?
Lay : Yüklemek (suç). Saldırmak. Sermek. Türkü. Kurmak (sofra). Yaymak. Mevki. Yatma. Şarkı sözü. Hal.
On : Üstünde. Devrede. Giyilmiş. Olmakta olan. E doğru. Açık. Esnasında. Makbul. Çakırkeyif. Yanmak.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Line : Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). İçini kaplamak. Kaplamak. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Kırıştırmak. Sıra. Çizgi çizmek. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Astar kaplamak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi.
Lay on the shelf : Kızağa çekmek.
Lay on air drier : Hava yastıklı kurutucu.
Stand on the line : Kuyruğa girmek.
On the line : Çizgide. Sırada. Hatta. Kuyrukta. Tehlikede. Telefonda. Telefonda konuşuyor.
Lay on : Temin etmek. Halletmek. Sağlamak. Kullanmak (kamçı). Yüklenmek. Üstüne sürmek. Sürmek. Koymak. Ayarlamak. Tesisat döşemek.
İngilizce Lay on the line Türkçe anlamı, Lay on the line eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lay on the line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Run a risk : Tehlikeyi göze almak. Tehlikeye girmek. Rizikoya girmek.
Compromising : Uzlaştırmak. Uzlaşmak. Gölge düşürmek. Anlaşmak. Ara bulmak. Sosyal uzlaşma.
Jeopardise : Birini tehlikeye atmak. Tehlikeli duruma sokmak. Tehlike yaratmak. Tehlikeli durumda bırakmak. -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize). Tehlikeye koymak.
Chance : Şans. Olasılık. Şans eseri olan. Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum. Göze almak. Rastlantısal. Talih. Planlanmamış. Denemek. Olanak.
Gambles : Rizikolu iş. Oynamak. Kumar. Kumar oynamak. Spekülasyon yapmak. Riskli girişim.
Hazarded : Riske etmek. Şansa bırakmak. Risk. Tehlike. Söylemek. Tehlikeye maruz kalmak. Cesaret etmek.
Imperiling : Risk durumunda olmaya meyilli. Tehlikeye düşürmek. Tehlikeye girme meyilinde. Riskte olma eğiliminde. Tehlikede olma eğiliminde.
Take a crack at : Son bir deneme yapmak. Sırası gelmek. Son bir girişimde bulunmak.
Chanced : Göze almak. İhtimal. Fırsat. Olanak. Denemek. Tesadüfen olmak. Şans eseri olmak. Şans.
Lay on the line synonyms : jeopard, chancing, compromises, adventured, adventures, take a chance, gambling, gambled, endangers, jeopardizes, have a stake in, hazard, dare, jeopardize, hazarding, adventuring, have a whack at, dares, chance it, adventure, compromise, gamble, imperil, imperils, dared, take a risk, jeopardises, jeopardising, endanger.

Bu kısımda Lay on the line kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lay on the line ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lay on the line anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lay on the line ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.