Layoff türkçesi Layoff nedir

  • İşçileri işten çıkarma (özellikle geçici olarak).
  • İşçilerin geçici olarak işten çıkarılması.
  • Mecburi işsizlik.
  • İşten çıkarma.
  • İşten çıkartılma.
  • Birinin işsiz olduğu dönem.
  • İktisadi konjonktürdeki daralma dolayısıyla işten çıkartma.
  • Zorunlu hareketsizlik dönemi.

Layoff ile ilgili cümleler

English: He loves to watch playoff basketball.
Turkish: O, final basketbolunu izlemeyi sever.

English: The Giants finally made it to the playoffs.
Turkish: Devler sonunda finale kaldı.

English: Our team did not reach the playoffs this year.
Turkish: Takımımız bu sene pileyofa kalamadı.

Layoff ingilizcede ne demek, Layoff nerede nasıl kullanılır?

Layoffs : Zorunlu hareketsizlik dönemi. Mecburi işsizlik. İşten çıkartılma. İşçilerin geçici olarak işten çıkarılması. İşten çıkarma. İşçileri işten çıkarma (özellikle geçici olarak). İktisadi konjonktürdeki daralma dolayısıyla işten çıkartma. Birinin işsiz olduğu dönem.

Playoff : Eleme maçı. Rövanş maçı. Beraberliği bozacak oyun. Baraj maçı. Rövanş.

Throughout the playoff : Tüm playoff (bir turnuvanın tüm final oyunları) serisi boyunca.

Layout : Düzen. Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni. Plan. Dizenek. Mizanpaj. Yerleştirme. Kumar masası örtüsü. Düzenleme. Örtü. Tasarım.

 

Layout character : Yapı denetim karakteri.

Layout for print : Yazdırma yerleşimi.

Layouts : Düzen. Düzenleme. Örtü. Plan. Kumar masası örtüsü.

Layout items : Yerleşim öğeleri.

Layovers : Mola. Aktarma. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Durma. Konaklama. Duraklama. Kaplama. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi.

Layout man : Sayfa düzenleyicisi.

İngilizce Layoff Türkçe anlamı, Layoff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Layoff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firings : Ateşleme. Pişim. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Ateş alma. Ateş etme. Yakma. Pişirme (toprak eşyayı). Kovma.

Closing : Kapama. Yaklaşım. Kapanma. Kapatma. Kapatılıyor. Kapanış. Kapatıyor. Uç. Kapat.

Dismissal : Kafasından çıkarma. Çıkarma. Ciddiye almayı reddetme. İşten çıkarılma. Düşünmeme. Gönderme. Aklından çıkarma. Bırakma.

Disemployment : İşten atma. Bir ekonominin sahip olduğu üretim faktörlerinin üretim sürecinde tam olarak kullanılmaması. bk. işsizlik. İşten kovma. Eksik işlendirme.

Discharge : Akmak. Ödemek. Taburcu etmek (hastayı). Boşaltmak. Boşaltım. Taburcu etmek. Boşaltma. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Terhis etmek. Boşalım.

Closure : Oylamaya geçmek. Kapanım. Kapatıcı. Kötü bir şeye son verme. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kapanma. Bitirme. Son. Tartışmayı kesip oylamaya koyma.

 

Shutdown : Çalışmayı durdurma. Durdurmak. Kapanış. Kapama. Yayını durdurma. Kapanma. İşe son verme. Kapalı. Kesme. Tatıl etmek.

Dismissals : İşten çıkarılma. Kovma. Çıkarma. Bırakma. Görevden alma. Ciddiye almayı reddetme. Af. Aklından çıkarma. Reddetme.

Displacements : Yerine geçme. Kaydırım (fizik terimi). Yer değiştirme. Yerinden çıkarma. Deplasman. Deplasman (gemi). Görevinden çıkarma. Yerdeğişim. Yerini alma.

Lay off : Bitmek. Vazgeçmek. Bir şeyi yapmaya son vermek. Bırakmak. İşten çıkarmak. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Ara vermek. Kovmak.

Layoff synonyms : decapitation, firing, conge, gate, layoffs, dismissal from office, displacement, decapitations, closedown.