Leaning türkçesi Leaning nedir
Leaning ile ilgili cümleler
English: Ali was leaning against the church wall.
Turkish: Ali kilise duvarına yaslanıyordu.
English: Ali was leaning against the wall near the door.
Turkish: Ali kapının yanındaki duvara dayanıyordu.
English: Ali was leaning against the rail.
Turkish: Ali raya yaslanıyordu.
English: Ali was leaning against the wall.
Turkish: Ali duvara dayanıyordu.
English: Ali was leaning on a cane.
Turkish: Ali bir bastona dayanıyordu.
Leaning ingilizcede ne demek, Leaning nerede nasıl kullanılır?
Leaning against the wind : Rüzgara karşı durmak. Rüzgara karşı durma politikası. Ekonomideki trendlere karşı çalışan ekonomi politikaları.
Leaning on crutches : Belli bir desteğe ihtiyacı olan (duygusal veya fiziksel). Yürümek için koltuk değneklerine ihtiyacı olan. Koltuk değnekleri ile desteklenen. Koltuk değnekline dayanan.
Leaning over : Eğilmek. Abanma. Alçalmak. Abanmak.
Leaning tower of pisa : İtalya'da pisa katedrali'nin yana doğru eğik çan kulesi (ağustos 1173 yılında başlayan inşaatı sırasında eğilmeye başlayan ve 200 yıl sonra 1350'de tamamlanan kule). Pizza kulesi. Pisa kulesi.
Left leaning : Sol eğilimli.
Beet cleaning machine : Pancar temizleme makinesi.
Cleaning bath : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmleri temizlemekte kullanılan banyo, eriyik çeşidi. Temizleme banyosu.
Brush cleaning : Fırçalı temizleme. Fırçayla temizleme.
Abrasive blast cleaning : Aşındırıcı püskürtümlü temizleme.
Alkaline cleaning : Alkalik temizleme. Alkali ile temizleme.
İngilizce Leaning Türkçe anlamı, Leaning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leaning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Obliqued : Meyletmek. Oblik. Şevli. Mail. Sapmak. Dolambaçlı. Yansı.
Declivitous : Eğimli. Dik yokuşlu. İnişli.
Bent : Homo. Bükük. İstek. Çimenlik. Üşütük. İbne. Çatlak.
Agee : Eğri. Yamuk yumuk (ingiltere ingilizcesi konuşma diline ait). Yanlamasına. Çarpık.
Catawampus : Yıkıcı. Vahşi. Çarpık. Acımasız. Yatkın. Yabani. Eğimli. Diyagonal. Eğri.
Eagerness : Can atma. Şevk. Açgözlülük. Sabırsızlık. Heveslilik. İsteklilik. İstek. Canlılık. Heves.
Undertone : Bir söz. Fısıltı. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Donuk renk. Genel eğilim (borsa). Alçak ses. Alçak ses tonu. Gizli duygu.
Conation : Çabalama. Gayret. Konasyon.
Bevellers : Şevlemek. Eğimli hale alet. Eğmek. Eğimli yapmak. Oynar kollu gönye. Şev hale getiren alet. Eğrilik. Şev vermek. Pahlayan alet.
Leaning synonyms : leanings, bearing, fancy, craving, gradient, gravitations, resistances, downhills, aspirations, resistance, undertones, inclinations, dependence, sloping, leverage, atilt, canted, grade, elevations, aptitude, appetencies, bias, currents, osculations, leverages, affinity, desire, aptitudes, inclinable, droopier, devexity, elevation, propensity.
Leaning zıt anlamlı kelimeler, Leaning kelime anlamı
Horizontal : Horizontal. Yatay çizgi. Ufka ait. Yatay düzlem. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Düz. Yatay yerleştir. Yatay. Ufki. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
Vertical : Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Düşey katman. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Vertikal. Düşey doğru. Düşey düzlem. Düşey. Amudi. Dik. Eğikliği 90° olan katman.
Disinclination : Niyeti olmama. Gönülsüzlük. İsteksizlik.
Leaning ingilizce tanımı, definition of Leaning
Leaning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act, or state, of inclining. As, a leaning towards Calvinism. Tendency. Inclination.

Bu kısımda Leaning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leaning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leaning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leaning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.