Leaps türkçesi Leaps nedir

Leaps ile ilgili cümleler

English: My baby is also eight months old, is healthy and is growing by leaps and bounds.
Turkish: Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.

Leaps ingilizcede ne demek, Leaps nerede nasıl kullanılır?

By leaps and bounds : Şaşırtıcı bir süratle. Şipşak. Göz açıp kapatıncaya kadar. Çarçabuk. Büyük bir hızla. Hızla. Çabucak. Çok çabuk. Bir solukta.

By leaps : Hızla.

Outleaps : İleri doğru zıplamak. Önüne çıkmak. Önüne atlamak.

Overleaps : Atlamak. Çok ileri gitmek. Gözardı etmek. Yok saymak. Dikkate almamak. Üzerinden atlamak.

Leap at : Üzerine atlamak. Sıçramak. Atlamak. Hazır olmak. Zıplamak. Havada kapmak. Bayıla bayıla kabul etmek.

Leaper : İyi sıçrayan oyuncu. Hoplayıp zıplayan kimse. Zıplayan kimse veya şey. Atlayıcı. Fırlatıcı. Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi. Sıçrayan kimse veya şey. Sıçramacı. Sıçrayıcı.

Leap : Dansçının atlaması. Sıçratmak. Sekmek. Sıçramak. Atlamak. Fırlamak. Atılmak. Sıçrayış. Atlama.

One small step for man one giant leap for mankind : .

A leap in the dark : Körü körüne atılma. Körü körüne işe atılma. Karanlıkta atılan adım. Riskli girişim. Sonucundan emin olunmayan girişim. Tehlikeli hamle. Cüretli atak.

 

Leapers : Hoplayıp zıplayan kimse. İyi sıçrayan oyuncu. Sıçrayan kimse veya şey. Zıplayan kimse veya şey. Atlayıcı. Fırlatıcı. Sıçrayıcı.

İngilizce Leaps Türkçe anlamı, Leaps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transition : Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Bağlantı. Dönüşüm. Geçme. Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur. Geçiş. Değişme. Hal değişikliği. İntikal.

Spring : Esnek. Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. Şafak sökmek. Hareketli köprüye sahip gitarlarda, esnekliğiyle köprünün iki yönlü hareket ettirilmesini sağlamak amacıyla köprü yuvası içerisine yerleştirilen ve sayısı köprü sertliği ile doğru orantılı, bir ucu pençeye diğeri bloğa tutturulmuş metal nesne. Köprü yayı. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su. Tuzlu su kaynağı. Sustalı. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Coğrafya, gitar, uzay, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.

Dove : Azalmak. Suya dalmak. Dalmak. Ilımlı politikacı. Kumru. İyilik simgesi. Barış yanlısı kimse. Sevgili. Pike yapmak. Dalış yapmak.

 

Galumph : Zıplayarak yürümek. Lap lap yürümek. Hoplaya zıplaya yürümek.

Curvet : Şaha kalkarak sıçramak. Çoğaltma. Şaha kalkma. Şaha kalkmak.

Ricochet : Sekme (mermide). Sekme. Çekirdeğin sekmesi. Sekmek (kurşun veya taş). Sekerek gitme. Sekerek sıçrama. Sekerek gitmek. Sekerek sıçramak.

Hopped : Şerbetçiotu yetiştirmek. Şerbetçiotu toplamak. Oynamak. Zıplatmak. Dans etmek.

Leapt : Sıçrayan.

Bounces : Zıplatmak. Girivermek. Sepetlemek (argo terim). Kovmak. Dalmak. Sektirmek. İşten çıkarmak.

Cavorted : Tepinmek. Oynamak. Hoplayıp sıçramak.

Leaps synonyms : pronk, saltate, take a hop, hop skip, quantum jump, rebound, overleap, darted, be dismissed, resile, break in on, bound, vaults, flown, rebounded, dived, cavort, begin, gambols, bounds, leaping, gambolled, elided, capered, reverberate, capering, bounce, dive, vault, caper, overleaps, jumping events, cavorting.

Leaps zıt anlamlı kelimeler, Leaps kelime anlamı

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek.

Decrease : Azalma. İnişe geçmek. Eksilmek. Düşüş. Azalmak. Azaltmak. Eksiltmek. Düşüş göstermek. Küçülmek. Düşmek.