Lease türkçesi Lease nedir

  • Kira.
  • Bir çeşit kira bağıtına dayanan ve kiracıyı kendisine bırakılan nesnelerin verim ve gelirini toplamak ve kiralananı gereği gibi işleterek gelir yeteneği ve gücünü azaltmamakla yükümlü kılan gelir.
  • Kiralama.
  • Kiralamak.
  • Tutmanlık sözleşmesi.
  • Tutmanlık.
  • Kira kontratı.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Kontratla kiralamak.
  • Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki.
  • Uzun vadeli finansal kiralama.
  • Kiralama geliri.
  • Kiraya vermek.
  • İcar.
  • Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt.

Lease ile ilgili cümleler

English: Are you going to renew your lease when it expires?
Turkish: Kira sözleşmesi bittiği zaman onu yenileyecek misin?

English: Didn't you sign a lease?
Turkish: Bir kira sözleşmesi imzaladınız mı?

English: I signed the lease today.
Turkish: Bugün kira kontratı imzaladım.

English: Ali leased an office.
Turkish: Ali bir ofis kiraladı.

English: I signed a lease.
Turkish: Ben bir kira kontratı imzaladım.

Lease ingilizcede ne demek, Lease nerede nasıl kullanılır?

 

Lease agreement : Kira sözleşmesi.

Lease back : Geri kiralama.

Lease expires : Kira bitişi.

Lease for construction : Yapım sözleşmesi. Yapı yaptıracak olan bir kimse ile yapının yapılmasını üstlenen üstenci arasında yapılan ve yapının taşıyacağı özelliklerle yapım süresini, ödenecek parayı ve öteki ayrıntıları gösteren sözleşme.

Lease giver : Kiralayan. Kiraya veren. Mucir.

Building lease : Hasılat kirası.

New lease on life : Daha fazla yaşama zamanı. Yeni bir yaşama şansı. Yaşamak için bir şans. Yaşam için ikinci bir şans. Yeniden doğma.

Lease holder : Kiracı. Müstecir.

A new lease of life : Yeniden doğma.

Lease obligation : Bir mülkiyeti kiralayacağına dair verilen söz. Kiralama yükümlülüğü.

İngilizce Lease Türkçe anlamı, Lease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.

Lets : Vermek. Meydan vermek. Bırakmak. Ses çıkarmamak. İhale etmek. Dirmek. Kiraya verilmek. Dürmek. İzin vermek.

Sublet : Kiracının kiraladığı. Asıl kiracı tarafından kiraya verilen yer. Kiralayıp yeniden kiraya vermek. Devretmek. Kiracı iken kiraya vermek. Başkasına kiraya verme. Devren kiraya vermek. Kiralanan bir şeyi kiracının tekrar kiralaması. (kiracı) başkasına kiraya vermek. Kira ile başkasına devretmek.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Letting : Bırakma. İzin verme. Bozma. Kiraya verme. Bir şeyin girmesine veya geçmesine izin verme.

A b model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.

Tenancy : Kira süresi. Memurluk. Memur olma (bir makamda). Kira ile tutulmuş mülk. Kullanım. Kiracı olma (bir yerde). Kullanım hakkı. Kiracılık süresi.

 

Property : Mal mülk. Sahne eşyaları. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Nitelik. Bir şeyi başka şeylerden ayrımlı ya da onlara benzer kılan ve onlarla ilişkilerinde ortaya çıkan yanlarının her biri. Arazi. Eşya. Aksesuar. Servet. Mülk.

Abc method : Yaklaşık bootstrap güven yöntemi. Abc yöntemi.

Lease synonyms : hire car, you drive, rent a car, self drive, u drive, house letting lease, holding, sublease, let out on hire, leases, rentals, job, a priori probability, aalen estimator, undertake, farmed, let, leasing, abel blanchard model, jobs, letting out, charters, land tenure, hirings, aalens linear regression model, hiring, lease lend, booking, a posteriori analysis, rent, a level, a priori information, hires.

Lease zıt anlamlı kelimeler, Lease kelime anlamı

Take : Yakalamak. Yazmak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tepki. Avalanan hayvan miktarı. (sınava) girmek. Çekim. Tutma. Tutulan balık miktarı. Alıntı.

Lease ingilizce tanımı, definition of Lease

Lease kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a landowner leases a farm to a tenant. To let. To gather what harvesters have left behind. To grant to another by lease the possession of, as of lands, tenements, and hereditaments. To demise. A demise or letting of lands, tenements, or hereditaments to another for life, for a term of years, or at will, or for any less interest than that which the lessor has in the property, usually for a specified rent or compensation. Sometimes with out. To glean.