Leat türkçesi Leat nedir

Leat ile ilgili cümleler

English: Ali often wears jeans and a leather jacket.
Turkish: Ali genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.

English: Ali bought a new pair of leather gloves.
Turkish: Ali yeni bir çift deri eldiven aldı.

English: Ali bought a pair of black leather shoes.
Turkish: Ali bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.

English: A pair of leather gloves is a must when you work with these machines.
Turkish: Bu makinelerle çalıştığında bir çift deri eldiven bir zorunluluktur.

English: Ali bought a leather jacket.
Turkish: Ali bir deri ceket aldı.

Leat ingilizcede ne demek, Leat nerede nasıl kullanılır?

Leather : Futbol topu. Kamçılamak. Tabaklanmış deri. Kösele. Gön. Deri. Deri ile kaplamak. Kayışla dövmek. Kösele ile kaplamak. Deri ile teçhiz etmek.

Leather bag : Deri çanta. Dağarcık. İşlenmiş hayvan derisinden yapılmış çanta.

Leather belt : Deri kayış. Kösele kayış. Deri kemer.

Leather bottle : Kırba. Tuluk. Tulum.

Leather bottle stomach : Linitis plastika.

Leatheriness : Deri gibi olma niteliği. Deri kalitesinde. Deri gibi. Deri kalitesi. Dayanıklılık.

Leather goods : Deri eşyalar. Deri eşya. Deri mamulleri.

Leathering : Kayışla dövme. Dayak atma. Pataklama.

Leatherhead : İngiltere'de yerleşim yeri.

 

Leathercloth : Deriye benzer bir tür kumaş. Deriye benzer kumaş.

İngilizce Leat Türkçe anlamı, Leat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swallow : Frak. Yutak. Yutkunmak. Yudum. Ezberlemek. Yutmak. Kırlangıç kuyruğu. Yutkunma. Aldanmak. Kuyruklu kelebek.

Pitch in : Saldırmak. İştahla saldırmak. İşe girişmek. Yemeğe yumulmak. Bir şeye katkıda bulunmak. Beraber çalışmak.

Moating : Kale hendeği. Hisar hendeği. Hendek (kaleye ait). Kale hendeği ile kuşatmak.

Take : Alıntı. Reaksiyon. Kavramak. Çevirmek. Alınan taş. Tutulan balık miktarı. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Yakalamak. Çekim. Almak.

Peck : Sivri bir şeyle vurmak. Azar azar yemek. Gaga izi. Nerdeyse hiçbirşey yememek. Gagalamak. Yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü. Gaga ile toplamak. Kuş kadar yemek. Çok az yemek. Hacim ölçüsü birimi (0,009 metre küp).

 

Permit : Dış ülkelerden mal getirme ya da dış ülkelere mal çıkarma için tecimle uğraşan genel ve tüzel kişilere devletçe verilen belge. herhangi bir işlem nedeniyle verilen izin belgesi. İzin vermek. İzin kağıdı. İzin belgesi. Kabul etmek. Ruhsat vermek. Evetçe. Yolcu geçmeliği. Müsaade etmek. Elvermek.

Have : Olmak. Elinde bulunmak. Sahip olmak. Etmek. Göz yummak. Buyurmak. Dolandırmak. -si olmak. Aldatmak. Yapmak.

Moat : Kale hendeği ile kuşatmak. Hendek (kaleye ait). Hisar hendeği. Kale hendeği.

Piece : Parça. Kalıp. Birleştirmek. Parçalarını eklemek. Eklemek. Pare. Yamalamak. Kısa yazı. Tane. Parça koymak.

Dike : Kazmak. Süslemek. Kanal. Şedde. Set. Etrafına set çekmek. Hendek açmak. Sevici kadın. Duvar. Set çekmek.

Leat synonyms : manducate, gluttonise, garbage down, fress, ruminate, bolt down, pass, pick up, nibble, wolf, wash down, peck at, wolf down, polish off, fill, ravine, gobble, finish, slurp, trench, trenched, go through, fosses, guttle, feed, dyking, pick, consume, pig, take in, bolt, fare, dig in.

Leat zıt anlamlı kelimeler, Leat kelime anlamı

Prevent : Kösteklemek. Engellemek. Önüne geçmek. Yol göstermek. Menetmek. Mani olmak. Önden gitmek. Önlemek. Alıkoymak. Engel oluşturmak.

Abstain : Geri durmak. Uzak durmak. Çekinmek. Çekimser kalmak. Perhiz etmek. Çekimser olmak. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Kaçınmak. Sakınmak.

Leat ingilizce tanımı, definition of Leat

Leat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An artificial water trench, esp. one to or from a mill.