Legal action türkçesi Legal action nedir

  • Yasal girişim.
  • Dava.
  • Hukuk davası.
  • Yasal işlem.
  • Kanuni işlem.

English: The lawyer recommended his client to take legal action.
Turkish: Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.

Legal : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Adli. Yasaya uygun. Legal (kağıt boyutu için). Nizamlı. Yasal. Hukuki. Kanuna uygun. Kanuni. Resmi.

Action : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Faaliyet. Davranış. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Hareket. Başla. Dava. Etkileme. Yapılan şey.

Take a legal action : Yasal yollara başvurmak.

Take legal action : Yasal girişimde bulunmak. Hukuki yollara başvurmak. Yasal yollara başvurmak. Hukuka başvurmak. Hakkında işlem yapmak.

Legal act : Kovuşturma. Hukuki fiil. Mahkemede tartışılan yasal hak. Dava. Kanuni fiil.

Legal acumen : Kanun ayrıntıları. Hukuk derinliği.

Sözcükler, direkt olarak Legal action ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bill of indictment : Suç isnadı. Suçlama. İtham. İthamname. İddianame.

Instances : Misal. Olay. Aşama. Durum. Örnekler. Rica. İstek. Örnek.

Action : Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. İs. Muharebe. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Olgu. Etki. Etkileme. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi.

Law suit : Bir kişinin başka bir kişiye karşı açtığı mahkeme davası.

Actions : Etkileme. Olayların gelişimi. Çarpışma. Çalışma. İcraat. Faaliyet. Eylem. Hareket. Eylemler. Etki.

Litigation : Ticari anlaşmazlıkların dava açma yoluyla çözümlenmeye çalışılması. Davalar. Dava etme. Dava açma. Hukuki ihtilaf. Dava ikamesi.

Lawing : Usul. Kanun. İlke. Fen bilimlerinde kanun. Yasa. Hukuk. Kaide. Nizam. Adalet.

Instance : Olay. Aşama. Durum. Misal. İstek. Kere. Örnek. Rica. Kerte.

Legal action synonyms : civil suit, court case, cause, civil case, civil action, case, cases, difference, lawsuit, assertion, assertions, accusation, litigations, law.