Lengths türkçesi Lengths nedir

Lengths ile ilgili cümleler

English: Our boat won by two lengths.
Turkish: Teknemiz iki boyla kazandı.

English: There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Turkish: insan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.

English: His horse won by three lengths.
Turkish: Onun atı üç boy farkla kazandı.

Lengths ingilizcede ne demek, Lengths nerede nasıl kullanılır?

Wavelengths : Dalga boyu.

Length measuring : Uzunluk ölçümü.

Length of a curve : Eğri uzunluğu.

Length of a vector : Yöney uzunluğu.

Length of asecret : Gizin uzunluğu.

Length wise : Boylu boyunca. Uzunluğuna.

Arc length function of a curve : Eğrinin yay uzunluğu işlevi.

Length of lay : Adım.

Length unit : Uzunluk birimi. İplik veya halatın bir kilogramının kaç metre olduğunu ifade eden, m/kg olarak gösterilen ölçü birimi.

Length of shot : Bir çekimin görüntülükteki süresinden oluşan uzunluk. Çekim uzunluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Lengths Türkçe anlamı, Lengths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lengths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clan : Büyük kodak. Oy. Grup. Zümre. Oymak. Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik. Sop. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Ataerkil ya da anaerkil yapılı ve genellikle dıştan evlenmeli yakınlık kümesi. Kabile.

 

Delay : Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma. Yubanmak. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Yankı. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Savsaklamak. Askıda bırakma. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Geciktirme. Tehir.

Radius : Döner kemik. böcek kanadının en önemli damarı. 3.kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. Önkol kemiği. Biyoloji, fizik, gitar alanlarında kullanılır. Tekerlek ispiti. İspit. Bir çemberin çevresi üzerindeki noktalarının özeğe uzaklığı. Erim. Döner kemik. Radyus. Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı.

 

Briefness : Kısalık. Kısa oluş. Özlük.

Distance : İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Geçmek. Uzağa koymak. Soğukluk. Uzak olma. Mesafe. Uzakta tutmak. Uzaklık. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık.

Circumference : Çember. Daire çevre uzunluğu. Daire çevresi. Dönge. Dairenin çevresi. Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Çevre. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe.

Magnitude : Magnitüd. Ehemmiyet. Önem. Boyut. Kadir (astronomi terimi). Genlik. Büyüklük.

Gens : (latince) aile. Jens. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Aynı soyadını taşıyan aileler. Ortak bir atadan geldiklerini kabul eden, kendi aralarında evlenmeyen ve kapalı bir yerleşim alanında oturan insan topluluğu. Aynı adı taşıyan aileler. Ortak erkek ataları olan klan. (taşınan) soyadı. Aynı adı taşıyan ve erkek tarafı soyundan gelen ortak ataları olan aristokratik roma aileleri grubu (eski roma'da).

Bulks : Büyümek. Geniş vücut. Genişlemek. Çoğunluk. Yük. Eşya. Cüsse. Şişirmek. Toplu. Yığın.

Gamut : Tam uzam. Bir şeyin tamamı. Gam (müzik terimi). Nota dizisi. Tümü. Iskala. Gam. Uçtan uca dizi. Dizi.

Lengths synonyms : fundamental measure, fundamental quantity, duration, durations, brevity, impermanency, longness, impermanence, protraction, bout, physical property, height, r, bulk, dies, endlessness, bouts, shortness, continuation, statures, stature, permanency, transience, gamuts, phratry, figure, extents, sip, continuance, lengthiness, size, extent, dimension.

Lengths zıt anlamlı kelimeler, Lengths kelime anlamı

Shortness : Küçüklük. Bücürlük. Kabalık. Kısalık. Sertlik. Kıtlık. Eksiklik. Gevreklik. Noksanlık. Bodurluk.

Short : Alçak. Kontak. Kısa hece. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa devre. Eksiklik. Kısa. Az. Kısa devre yaptırmak. Kasa açığı.

Long : Gözlemek. İstemek. Özlemek. Arzu etmek. Hasretini çekmek. Hasret olmak. Hasret kalmak. Özlemini çekmek. Uzun. Susamak.

Lengths antonyms : longness, permanence, impermanence.